Giriş Kayıt
Yorumlar (14)
avatar
(748) -
“The Best of Enemies”, hikâyesini, Osha Gray Davidson’ın “The Best of Enemies: Race and Redemption in the New South” (1996) isimli kitabından uyarlayarak yazan Robin Bissell’in yönetmen koltuğunda oturduğu ilk uzun metrajlı sinema filmi…

5 Nisan 2019 tarihinde Amerika’da vizyona giren filmin, 6.9/10 (3.381 oy) ve 3.9/5 (346 oy) olan IMDB ve Rotten Tomatoes izleyici puanı ortalamalarıyla 6.1/10 (73 yorum) ve 49/100 (25 yorum) olan Rotten Tomatoes ve Metacritic yorum ortalamaları, oylamaya katılan sayıları yeterli miktarda olmadığı için doğru fikir vermekten oldukça uzak…

O nedenle bizde, 10 milyon dolarlık bir bütçeyle çekilen ve 10.2 milyon dolarlık bir hasılat rakamına ulaşabilen bu filmi, her zamanki gibi önceliği oyuncu kadrosuna vermek suretiyle bizzat kendimiz mercek altına alarak incelemeye ardından da puanlamaya çalışacağız…

Ancak, artık neredeyse yorumlarımızda geleneksel bir özellik halini aldığı üzere ayrıntılı incelemeye geçmeden önce yine filme ilişkin ilk tespitimizi, sonrasında da naçizane ilk önerimizi paylaşalım istiyoruz…

Bu bağlamda da işe; karşımızdakinin, Amerikan ırkçılık tarihinin bir dönemi üzerinden, Ku Klux Klan gibi ırkçılığın en uç noktalarında olan bir örgütün liderlerinden C. P. Ellis’in ideolojik dönüşümünün hikâyesinin anlatıldığı bir film olduğunu söyleyerek başlayabiliriz…

Bize göre bu filmi izlerken gözden kaçırılmaması gereken temel husus, Amerikalı beyazlarca Afrika kökenli Amerikalılara karşı uygulanan sistematik baskı ve şiddet değil… Zira bu konu, bugüne kadar defalarca işlendi… Hem de, “The Best of Enemies” den çok daha iyi filmlerde… Tahmin ediyoruz ki, Robin Bissell’in amacı da zaten bu değildi ve onca başarılı ırkçılık karşıtı filmin yanına bir yenisini daha eklemenin, kendisi dâhil kimseye faydasının olmayacağını o da biliyordu…

Peki, neydi o zaman?

Elbette ki, ırkçı beyaz politikalara karşı, siyahların yanında yer alan beyazlara yönelik “mahalle baskısı” ve C. P. Ellis’in dönüşüm sancıları…

Bunlar, Robin Bissell’in senaryosundan beyazperdeye yansıyanlardı…

Fakat 4 Nisan 2019 tarihinde The Los Angeles Times ve The Seattle Times’da yayınlanan makalelerinde senaryonun bu halinin, gerçeklerin Bissel tarafından manipüle edilerek yazılmış bir versiyonu olduğunu söyleyen Katie Walsh gibi eleştirmenlerde var… Zira Katie Walsh’a göre, gerçekte Ann Atwater ve C.P. Ellis’i aynı mücadele zemininde birleştiren asıl şey, Amerikan kapitalizminin, renk ayrımı yapmadan neden olduğu yoksulluktu… Yani sınıfsal dayanışmaydı… Ve Amerikan kapitalizminin bu yapısal eşitsizlikleriyle yüzleşmekten korkan Bissel çareyi, filmin senaryosuna yaptığı (spoiler vermiş olmamak için ayrıntısına giremediğimiz) duygusal içerikli ilavelerde bulmuştu…

Tabii, Amerikan tarihinin detaylarını pekiyi bilmediğimiz için biz konunun bu kadarına vakıf değiliz… O nedenle de, her ne kadar Walsh’un açıklamaları Bissel’in filmde anlattıklarından çok daha mantıklı olsa da, gerçekte kimin haklı olduğunu da bilemiyoruz…

Açık ve net olarak bildiğimiz tek şey, 1 Golden Globes ödüllü Taraji P. Henson ile 1 Academy, 1 Golden Globes ve 1 BAFTA ödüllü Sam Rockwell’ın sıra dışı bir performansa imza attıkları…

Belki, yine klasik bir laf olacak ama diğer yorumlarımızda da olduğu gibi yazılmayanları yazmaya, anlatılmayanları anlatmaya, söylenilmeyenleri söylemeye çalıştığımız bu satırlar filme ilişkin ilk tespitimiz olsun…

İlk önerimize gelince:

O hakkımızı da bu kez; sinemasever dostlara, “Sınıfsal analiz ve kapitalizm eleştirisinden öcüden korkar gibi korkan ve bütün bunları unutturmak için insanlara, din, dil, ırk, etnik kimlik ve cinsiyet ayrımı ile biçimlendirilmiş hamasi masallar anlatmayı tercih eden sinemacıların filmlerinden uzak durmakta yarar var” diye seslenerek kullanmak istiyoruz…

Sonuç olarak, kendi değerlendirme sistemimiz içinde, 4’lük “Olmamış” kategorisi yerine sırf oyuncularının performansı nedeniyle “Ehh işte” kategorisine dâhil ederek puan olarak da 5 verdiğimiz bu film için önerimiz de, eğer halen izlemediyseniz (Katie Walsh’un önemsediğimiz uyarılarını da dikkate alarak) “bir şans da siz verebilirsiniz” şeklinde olacak…

Keyifli seyirler…
5

Cevaplar (3)
default avatar
(125) -
sizin yorumunuzla film hakkındaki neylerin eksik olduğu konusu netleşti,ben yönetmeni ve senaristi yetenek yönünden sorgulamıştım ve kadroyu,gerçek ise korkuymuş,gerçekten kaçmış yönetmen,her şeye sirayet eder tabi bu durum ,bir fikre,bir projeye,bir işe veya ne olursa olsun adı,inanmazsan içinde olduğun duruma,olaya performansta çıkmaz,kapasitede ortaya çıkmaz,teşekkürler yorumladığınız ve perde arkasını yansıttığınız için,yoksa oyunculara kabahat bulmuştum,gerçi ben olsam bu filmin içinde yer almazdım,eğer konunun özünde yoksulluk ve sınıf dayanışmaları varsa,değişim veya dönüşüm hikayesinin ana damarı oysa cp ellis için yani,ben bu filmde oynamazdım


0
| Bildir
default avatar
(125) -
valla çok üzgünüm,seabiscuit in yapımcısıymış aynı zamanda robin bissel,4 kez seyrettim seabiscuiti,durum çok değişti sizden sonra,seabiscuit Amerikan değerlerini destekleyen bir film demekki,pişman değilim 4 kez seyrettiğime ama ,bu yönetmenden soğudum açıkçası,sanata ideolojik yaklaşmak,gerçekten korkarak bir eser ortaya koymaya çalışmak,bu insanlara değer vermişiz,tabi bilmiyoruz perde arkalarını,burda değerli insanlar ve araştırmacı insanlar sayesinde bizlerde gelişiyoruz,tek değilsiniz burda,çok değerli bir platform bir çok anlamda,saygılar


0
| Bildir
avatar
(748) -
İlginiz için teşekkürler...
5


0
| Bildir


default avatar
(125) -
aslında etkili film,yalnız şu var,ann ile cp ellis arasındaki diyaloglar zayıf aktarıldı.
Sürprizbozan: Göster


yukarda anlattığım sahnelerde yönetmen ve senarist zayıf kalmış,buna rağmen seyirci kendisi tamamlayabilir bu eksiklikleri kendi içinde,filmin içinde çok sahne var bunlar gibi,zaten kotarabilselerdi bu sahneleri başyapıt olurdu,oyunculardan kaynaklı mı bu,belki taraji p henson biraz zayıf kaldı diyebiliriz,belki yardımcı oyunculardan zayıf kalanlar oldu,nicholas logan,afemo amilami gibi,daha üst düzey oynayabilirlerdi,sanki bu hikaye onlara fazla gibiydi,üstesinden gelememişler diye düşündürttü,birde şu var,
Sürprizbozan: Göster


yinede çok önemli bir film,hikayesinden dolayı,yalnız tabi güçlü hikayelerde bile kadro önemli,yardımcı role,figurana kadar,bu yüzdende önemli bir film


default avatar
(22) -
Çok çok abartıldığı gibi bir film değil. Arşivlik hiç değil. Film yokluğunda ve bu tarz filmlerden hoşlananlar beğenecektir. Son olarak oyunculuklar iyiydi. Puanım 7
7


default avatar
(32) -
Yorumlarda çok övüldüğünden ve site puanı yüksek olduğundan izleme gafletine düştüm. Abartılacak bir film değil. Oyunculuklarda bir şaheser değil. İzle ve unut.
6


default avatar
(15) -
benim için hiç bir anlam ifade etmeyen ırkçılık başkası için haddinden fazla önemli olabiliyor. Film yokluğunda izlemeye başladığım başından sonuna kadar beni içine çeken harika bir film olmuş. Filmin gidişatına göre finali de tam olması gerektiği gibi olmuş. Filmin sonunda gerçek karakterleri de göstermesi çok dokunaklı olmuş (yakın bir zamanda öldüklerini de öğrenmemiz ayrıca üzdü beni).
9


default avatar
(61) -
Ne filmdi be.Varmıymış amerikada böyle karakterli adamlar...
10


avatar
(9) -
İzlemeyen kaybeder. Son zamanlarda hasret kaldığımız türden kaliteli bir yapım, özlediğimiz harika bir oyunculuk.
7


default avatar
(11) -
Harika bir filmdi. Sam Rockwell yine harika bir iş çıkarmış...
8


default avatar
(93) -
Muhteşem bir film olmuş.İnsan ve insanlık üzerine çok iyi bir senaryo.Oyunculuklar harika, müzikler güzel, akıcılık yerinde.....Açıkçası sinema mantığıyla film gibi seyrederseniz finalde içinizde bir şeyler olacaktır.Herkese tavsiye ederim.
9


default avatar
(3) -
Belki "Yeter artık! Şu ırk ayrımı temelli filmlerden bıktık, gına geldi!" diyebilirsiniz ama bu film gerçekten ayrı bir tat veriyor. Her şeyden önce gerçek bir hikayeye dayanması aldığınız tadı damağınızda bırakıyor. Lütfen seyredin ve seyrettirin.


avatar
(4281) -
Muhteşem bir film! Uzun zamandır ırkçılık üzerine bir filmden bu kadar keyif aldığımı hatırlamıyorum. Hem derdini çok güzel anlatıyor, hem uzun süresine rağmen sıkmıyor, harika müzikler, sıkı oyunculuklar ve en güzeli de gerçek olması! Şiddetle tavsiye ederim, iyi seyirler olsun.


‹ Önceki 1 Sonraki ›
The Best of Enemies
Dizi Altyazıları
Mindhunter (2,348) Game of Thrones (2,335) The 100 (1,858) Legion (1,756) Preacher (1,630) La casa de papel (1,563) The Terror (1,301) Chernobyl (1,183) Big Little Lies (1,148) The Big Bang Theory (1,077)
Türkçe Altyazı © 2007 - 2019