Giriş Kayıt
Yorumlar (256)
default avatar
(23) -
film çok güzel, ama yapımcıya ve seariste nefret hissi uyandırıyo... bi devam filmi olabilirdi... yow yow
9


default avatar
(137) -
Tom Cruise filmlerini beğenenlere soruyorum,bu film iyimi ona göre izlicem zamanım pek yok.
8

Cevaplar (3)
default avatar
(228) -
Tom Cruise un oyunculuğunu ben beğeniyorum ama ben izlemedim bende merak ettim bekliyorum.


1
| Bildir
default avatar
(180) -
@GORKi35 arkadaşım Son Samuray filmindeki oyunculuğunu beğenmişmiydin acaba? Sadece merak ettim masumane bir şekilde...


0
| Bildir
default avatar
(228) -
EveT:)


0
| Bildir


avatar
(403) -
Tom Cruise yine döktürmüş... Oyuncu kadrosu ve senaryosuyla keyifli bir 2 saat geçirmenizi sağlıyor... Saygılar
8


default avatar
(5) -
fena film değil.izlenebilir..


default avatar
(228) -
HDRip XviD THGF ve KORSUB 720p x264 AAC JYK sürümü düştü...Ama güvenmiyorum bu görüntü kalitesine çünkü iron man 3 de de hd yazıyor ama kötü kalite.Filmi izleyen arkdaşlar acaba daha iyi görüntüsünü beklemek lazım mı?

Cevaplar (3)
avatar
(89) -
THGF sürümün görüntü kalitesi fena değil ama ses 10/5 .
8


0
| Bildir
default avatar
(239) -
23.ünde yani salı günü filmin WEBripleri düşecek... Beklemek de fayda var...


2
| Bildir
default avatar
(228) -
tesekkürler


0
| Bildir


avatar
(334) -
- arkadaş bir türlü cam'dan kurtulamadı bu film de.. Hehehehe
6


default avatar
(48) -
Filme bir türlü gidemedim yoğunluktan dolayı, dvd sini bekle bekle gelmedi. Sonunda öğrendim ki, 6 agustos 2013 de dvdsi çıkıyor. herhalde 7-8 i gibi torrente düşer, en geç 10 unda da altyazısı hazır olur diye düşünüyorum.
Kaynak: http://www.dvdsreleasedates.com/movies/5739/Oblivion-2013.html
7


default avatar
(1) -
Bence gayet başarılı bir film sinemada izlerken büyük keyif aldım.


avatar
(160) -
yine konu olarak çakma bir amerikan filmi (bknz moon) sıkıcı orta düzeyde bir filmdi.
5


avatar
(59) -
Bu tarz filmleri (bknz. moon 2009) sevmeyenler için sıkıcı olabilir, genelde bu tarz filmlerde filmin sonuna kadar göreceğiniz insan sayısı birkaç kişinin üstüne çıkmaz; hızlı kaçışlar aksiyon vs bekleyenlere yavan gelebilir ancak filmin kurgusu işlenişi mükemmel bu tarzın sevenleri tarafından kesinlikle izlemesi gereken bir film.
10


avatar
(994) -
ilk yarısı güzel, ikinci yarısı daha da güzel bir yapım. bu tip filmlerde oyunculuklar arka planda kalır. ama oblivion da gerek tom cruise gerek morgan freeman göz dolduran oyunculukları mevcuttu. orijinal bir senaryo filmi izlemek isteyenlere tavsiye edebilirim.
7


avatar
(182) -
[b]Bu kadar iyi görsel efekti daha önce görmemiştim. Efektleri zaten büyüleyiciydi. Orijinal dil izlenmesinde de hayır var bu arada Gülücük
8


avatar
(173) -
Film fena değil,efektler yerinde,bazı yerlerde yok ya diyebilirsiniz,eve hasta oldum,imdb puanı tam yerinde...


avatar
(83) -
Malesef illuminatiden dem vuracağım. dünyayı yerle bir edip diğer insanları (yani bizleri enerji köleleri haline getirip kendilerinin sefa süreceğinin BİR KEZ daha anlatıldığı bir film. üçgenlerden çok daha fazla illuminati sembolü vardı, lady in red falan. bir de doğrudan tarihlere bakmamak lazım yani verdiği tarihler önemli değil, maksat korku salmak olsun. illuminati böyle şeyi sembollerle anlatır. filmde geçen kitabı araştırmak gerek belki neyin nesi kimin fesi falan. bir kaç saçmalığa rağmen

[spoil] arkadaş taa uzaydan dna testi ile kimlik tespiti yapabiliyor ama şelalenin arkasına saklanan uzay gemisini göremiyor.

[spoil] bir de yıl olmuş 2077 süper mega makineli tüfekte kırma kolu var bu ne ya.

keyifli izlenebilecek bir bilim kurgu diye düşünüyorum. görselliği doyurucu

Cevaplar (1)
avatar
(113) -
Tüfeklerde ''kurma kolu'' olur.
7


2
| Bildir


avatar
(6) -
Film bence tam bir Moon havasında geçti ve başından sonuna kadar kendini sıkılmadan izlettirmeyi başardı ama bu tip filmlerde daha başından sonunu tahmin etmek çok zor değil.
8

Cevaplar (1)
default avatar
(7) -
evet moon filminin sonu çok tahmin edilesi javascript:gulucukler('hahahahaha')
7


2
| Bildir


avatar
(105) -
fena film değil ya. eğer iyi hasılat elde ederse 2. bir film geliceği kesin gibi cunku filmde savaş sonu anlatılıyor daha gösterilmemiş ve anlatılmamış cok hikaye var izleyenlerin kafasında hikayeyle ilgili sorular olusuyor. görsel anlamda tatmin ediyor diyebilirim. oyunculuklarda zaten isimlerden anlaşılcağı gibi sağlam yani.
7


default avatar
(19) -
beğendim güzeldi


avatar
(59) -
Şuurlu olmasa dahi sezgilerinin peşinden gitme içtenliğine sahip bir filmmiş gibi geldi. Maymunlar gezegenine çok iyi bir başlangıç yapan ekibin arkasında durduğu bir iş. Sistemden aldığı fıstığı sorgulayan maymunları, sorgulamayan Amerikalılara yeğ tuttukları bilinen bir şeydi. 70’lerdeki İlk maymunlar gezegenini(cehennemi) hatırlayanlar bilirler. Filmin başladığı yer; uzaya gönderdikleri insanların çöle dönüşen medeniyetlerine döndükleri anda orayı başka bir gezegen sanmalarıdır. Sonradan sembolik yıkıntılarına rastlarlar. Neredeyse filmin medeniyetin sonundaki dünya tasarımı birebir aynı, çok isabetli bir gönderme olmuş. İki maymunlar gezegeni filminin arasına tamamlayıcı bir şekilde eklenmiş gibi film.

BUNDAN SONRASI CİDDİ MANADA SÜPRİZBOZAN İÇERİR!..
Sürprizbozan: Göster


Filmin sloganıyla bitirelim; “Hala Dünya savaşmaya değer bir hatıra...”
7

Cevaplar (6)
avatar
(711) -
Şaşırdığım bir bakış açısı oldu ne yalan söyleyeyim..Derin düşünmek bu olsa gerek..
6


2
| Bildir
default avatar
(98) -
bravo:) alttaki yorumumda bu filmi beğendiğimi söylemiştim zaten. demekki bilinçaltımda şekillenmiş yazdıklarınızda, farkında değilmişim:)). çok enteresan tespitlerde bulunmuşsunuz, tekrar tebrikler filmi gerçekten izlemek böyle bişey olsa gerek. yalnız bi eleştirim var yazdıklarınıza. 11 eylül saldırılarnda kimsenin neşeye kapıldığını zannetmiyorum. özellikle o ülkede ve özellikle o şehirde yaşayanlar için. 9/11 belgeselinde zaten bu açıkça görülüyor, benim bile gözlerim dolmuştu o belgeseldeki patlama anı görüntüleri (daha doğrusu sesleri) ve insanların verdiği tepkilerden. bide tabii o saldırıyı teröristlerin değilde abd nin kendi yaptırdığı teoriside varki ben kennediyi abd nin kendisinin öldürdüğüne inanan birisi olarak (bakınız jfk filmi) bu teoriyede inanıyorum, biçok kişi gibi.
10


2
| Bildir
avatar
(59) -
İlginize teşekkür ederim. İlk an, canlı izlerken demek istedim, medyanın sizin bahsettiğiniz 9/11 gibi malzemelerle detaylarla, kurgulara yer verip olayı kendi dramasına çevirecek imkanı yoktu o olay gerçekleşirken. Zaten ondan sonraki o hırslı çabası bu anıyı hafızlardan silme zorumluluğunun bir parçasıydı, (filmde buna da gönderme vardı. Zorunlu hafıza silme işleminin önemine devamlı vurgu yapıldı film boyunca.)

Batının son büyük düşünürü, Simülasyon kuramının kurucusu Jean Baudrillard neşe diye geçiştirdiğim durumu kendi adlarına tarif etsin. (o insanlıktaki bu durumu çoşku olarak tarif etmiş, zaten bu film ve daha pek çok anlatı da bilinçli ve bilinçsiz bu çoşkunun anısının yad edilmesinden ibaret.)

Kafanızda iki imge canlandırın. Bunlardan biri: İkiz Kulelerin önünde bir yerlerdeki sıralardan birinde, dizleri üzerindeki evrak çantasına yapışmış vaziyette oturan, bronzdan bir heykel ya da şu Pompei harabelerinde bulunan kavrulmuş insan bedenlerinden birini andıran ve çökmüş kulelerden yağan toz toprağın altında kalmış teknokratın görüntüsü olsun. Bu teknokrat görüntüsü sanki öngörülemeyen bir felakete uğrayan dünya çapındaki bir gücün dokunaklı bir sureti, bir tür bu olaya imzasını basan bir görüntüdür.

Diğer imgeyse şöyledir: İkiz kulelerden birindeki atölyesinde bir sanatçı., kulelerin önündeki meydana dikilmek üzere, bedeni oklarla delinmiş bir Aziz Sebastien heykelinin modern versiyonunu andıran bir yapıt üzerinde çalışmaktadır. Model olarak kendi bedenini almış olup, bu bedenin içinden uçaklar geçmektedir.

11 Eylül sabahı kuledeki atölyesinde bu heykel üzerinde çalışmakta olan sanatçının öngördüğü olay gerçekleşerek kendi ölümüne yol açmıştır. Gerçek bir olaya dönüşen düş ürünü bir sanat eseri için bundan daha kusursuz bir kutsama töreni düşünülemezdi.

Burada: İstisnai, şimşek hızıyla olup bitmiş, tarihin sonu denilen tek düzeliği bir anda aşıp geçmiş olan tek bir olayla ilgili iki alegoriden söz edilebilir. Hiçbir şeyin gelip kendisini rahatsız edemeyeceği bir dünya düzeni ya da olay-olmayan-olaya mahkum edilmiş bizlerin içinde bulunduğu duruma son verebilmiş tek olay 11 Eylüldür.

Oysa olay işlevsiz kılma özelliğine sahip , anormal bir şeydir zira ulaşabileceği en üst nokta, en kusursuz aşamaya ulaşmış bir sistemde içsel olumsuzluk ve ölümü yeniden devreye sokabilmektedir. Olay, böyle bir gücün kendine karşı bir güce dönüşmesine yol açan bir yöntemdir. Burada sanki sistemin tamamı gücünü oluşturan unsurların yanı sıra, gelip kendini alt üst edecek bir kötülük meleğini gizlice besleyip büyütüyor gibidir.

İşte bu anlamda olayı bir kaza gibi öngörebilmek mümkün değildir zira hiçbir olasılık oyunu içine sokulamamaktadır.

Devrimlerin (ve daha genelinde tarihin) sona ermesi, dünya çapındaki bu güç açısından kesinlikle bir zafer olarak değerlendirilemez. Bu zaferden çok onun sonunu haber veren yazgısal bir işarete benzemektedir.

Tarihse, bizim ortaya attığımız iddialardan biri olup, onu olabilecek en yoğun şekliyle yaşadık.

Oysa değişim için minimal yoğunlaşma yeterlidir - değişim süreci içinde her şey peş peşe ortaya çıkmakta ve sırayla birbirinin yerine geçmekte ve bu hızlı akış sonunda, sanki hiçbir kıpırdamanın görülmediği bir tür durağanlığa yol açmaktadır: Örneğin şu aktüalite girdabına saplanan izleyici sanki hiçbir şeyin değişmediği gibi bir izlenime kapılmaktadır.

Olayın kesin bir tanımını yapmak ve düş gücü üzerindeki etkilerini belirlemek gerekmektedir. Bütün boyutlarıyla ele alındığında, olay, paradoksal bir şekilde ürkütücü bir tuhaflığa sahiptir çünkü olay beklenmeyen ve gerçekleşmesi olanaksız bir şeyin aniden ortaya çıkmasıdır- olay öylesine alışkın olunan bir şeydir ki, sanki (yazgısal anlamda) önceden tasarlanmış, bu yüzden de gerçekleşmesini engellemenin mümkün olmadığı ürkütücü bir sıradanlığa sahiptir.

Olayda başka bir gezegene özgü, yazgısal, hiçbir gücün engellemeyeceği bir takım özellikler vardır.

İşte bu anlamda olay karmaşık ve çelişkili bir şey olup, düşgücünü çok derinden etkileyebilmektedir. Olay bir yandan şeylerin akış sürecine müdahale ederken, bir yandan da insanın ağzını açık bırakan bir kolaylıkla gerçeğin bir parçası haline gelebilmektedir.

11 Eylül olayı gerçekleştiği sırada açıkça belli etmeden yaşanan coşku ve dehşet karışımı atmosferde de benzer bir paradoks vardır.

İmkansız bir olayın gerçekleştiği bir durumda insan böyle bir duyguya kapılabilmektedir.

Çünkü genelde şeylerin gerçekleştirilmeden önce zihinsel açıdan kabul edilmesi gerekmektedir. Mantıksal ve kronolojik düzen bunu zorunlu kılmaktadır. Ancak böyle olduğunda sözcüğün gerçek anlamında bir olaydan söz edebilmek güçleşmektedir.

Irak savaşı öncesi o kadar uzun ve ayrıntılı bir şekilde programlanmıştır ki, daha başlamadan tüm olasılık hesapları tüketilmiştir. Herkesin her an olabileceğine inandığı bir savaşın olmasına gerek yoktu. Çünkü bir olay olma özelliğini yitirmişti. Irak olayında 11 Eylül’deki radikal olayın yol açtığı ve Kant’ın sözünü ettiği anlamda hayranlık uyandıran o coşku ve ürkütücülükten eser yoktur. Savaş adlı bu “olay olmayan-olay” insanda bir kandırılmışlık duygusu ve mide bulantısından başka bir şeye yol açmamaktadır.
7


1
| Bildir
avatar
(16) -
Bu kadar komplo teorisi adamı yorar Gülücük


2
| Bildir
avatar
(334) -
gercekten muthis bir bakis acisi.. bu yorumu okuduktan sonra.. filmlere yorum yapmayı bırakmayı dusundum.. bu isi sizin gibi ustalara bırakmalı.. gonulden tebrikler..
6


2
| Bildir
default avatar
(228) -
Felsefe okumuş veya felsefi kitapları okumayı seven birisisiniz sanırım. Sizin gibi arkadaşlarım var ve filmi izlerken böyle bakabiliyorlar.GülücükÇOK SIKICI DA gelse katılmamak elde değil.Gülücük


2
| Bildir


default avatar
(56) -
yalnız uzay gemisi ulumunatiden geçilmiyodu. üçgen gemi üçgen kapı. ve üçgenin içinde kırmızı göz vardı sonda. ulumunati geyiği niye yapılmıyo hele bide aktör tom krusken Çok Mutlu

Cevaplar (3)
avatar
(336) -
ulumunati değil illuminati


2
| Bildir
default avatar
(56) -
google'den_doğrusuna_bakmaya_üşendim.avi


1
| Bildir
default avatar
(50) -
bencede ulumanitu Gülücük bunuda düzelten çıkarmı acaba


2
| Bildir


default avatar
(15) -
arkadaşlar DVDye çıkınca izlenilesi bir film.Tom Cruıse olmasa imdb'de bu kadar oy almazdı
6


Türkçe Altyazı © 2007 - 2024