Giriş Kayıt
En çok beğenilen yorumlar
avatar
(691) -
Filmi izlemeden önce önyargılarınızı ve ailenizi ekrandan uzak tutunuz!..

Filmi izlemekle iyi mi kötü mü ettim bilmiyorum ama kameranın bu şekilde kullanışını görmek gerçekten şaşırtıcı oldu. Özellikle ilk 20 dakikalık kısımda ki kullanım müthişti. Sadece kamera açısı ile sinemada bambaşka yeri olmuştur. Bu kadar izlemesi zor olan bir film hatırlamıyorum, zorluk +18 öğeler içeren sahneler veya ensest yakınlaşmalardan falan değildi, zorluk ekrana bakabilmenin verdiği bir zorluktu ve yönetmen Gaspar Noe'in teknik kabiliyetini gözler önüne seriyor.

Uyuşturucuyu yeriyor mu övüyor mu bir türlü kestiremedim ben, filmde çokça duyduğumuz DMT adı verilen melet neymiş diyede merak edip araştırdım. Herhalde izleyici üzerinde ki etkisini burdan çıkarabiliyoruz Gülücük

Konuya girmek istemiyorum çünkü zaten konu olarak oldukça zorlu, Kamera kullanımı, sahneleri, görüntü effectleri, ses effectleri, renkler ve Tokyonun kirli yüzü için bir kez olsun izlenmesi gerekir kanımca.

Değişik bir yolculuk olacak ruhunuz için...
7


avatar
(285) -
Konusuyla, kamera açılarıyla, ışıklarıyla ve uzun süresiyle, çok rahatsız edici bir film. Ama çok da farklı. İzleyin ya da izlemeyin diyemiyorum. Filmi bitirmekte oldukça zorlandım, şimdi derin bir boşluktayım...
7


avatar
(496) -
Bazı filmler vardır, türünün başka bir örneğini bulamazsınız... Bu da onlardan biri..

Hatta bu film, "Bu neyin kafası arkadaş?" sorusunu sorabileceğin yegane adrestir.. Muhtemelen de çok fazla şeyin kafasıdır....

Hayatımda hiç bir filmi bu kadar hipnotize olarak izlememiştim. 2 saat 40 dakikanın sonunda da içim daraldı, psikolojim bozuldu, hayata küstüm... Film bittikten sonra nefes almak için camdan dışarı baktım, gecenin bir saati caddede sürekli yanıp sönen sarı trafik ışığına kilitlenip kaldım...

Bu söylediklerimi kendi adıma olumsuz anlamda söylemiyorum. Bu filmi izlemeye başlarken - bir Gasper Noe filmi olduğu için - beklediğim buydu...

Pornografinin filmin sonlarına doğru biraz abartıldığını kabul etmek gerekir. Onun dışında, yıllarca zihnimden kazınmayacak bir çok sahne barındırıyor içinde...

İzlemesi kolay bir film değil. Eminim başlayıp yarısına gelmeden kapatan da çok olmuştur. Ama sizi farklı bir ruh haline sokabilmesi de bir başarıdır.
8


Yorumlar (47)
avatar
(137) -
Türünün ender örneği olmasını başarmış olabilir ama bundan öteye geçemediğini düşündüğüm gereksiz uzun sahneleriyle yer yer sıkan, bu açıdan izlerken hadi artık dedirten karanlık temalı bir filmdi benim için. Pornoğrafik öğelere de atıfta bulunup garip bir aura yakalamaya çalışmışlar. Olmuş mu olmamış mı tartışılır ama izlemesi sabır isteyen bir film olduğu kesin.
5


avatar
(352) -
sanırım gaspar noe'nin en rahatsız edici filmi..çok farklı bir yönetmen olduğu için her zaman takdir ettiğim bir yönetmen olmuştur..dönüş yok'u izleyenler gaspar noe'nin nasıl bir yönetmen olduğunu bilirler..sanırım acımasızca eleştiri yapanlar gaspar noe ile ilk kez tanışanlar..aykırı şekilde kamerayı kullanımı, parlak renklerle dansı, uyuşuturucu,seks,şiddet vb. unsurları açıkça göstermesi onu farklı kılan özellikleri zaten..kamera hareketleri hoşunuza gitmediyse ya da seks şiddet ve uyuşturucunun yoğun kullanımı sizi rahatsız ediyorsa film izlemeden önce yönetmenine bakın ve gaspar noe ise uzak durun..film pekçok şeye gönderme yapsa da reenkarnasyon ve dmt maddesinin olası etkisini tasvir etmesi oldukça sıradışıydı..izleyiniz efendim..
8


avatar
(1723) -
noe kafası denen birşey var bu dünyada, ışık, kamera ve renk kartelasını çok güzel kullanıyor ama hikayeleri zor, anlaşılması zor, aykırı olmak bu arkadaşın ruhunda var, meraklısına...
6


avatar
(55) -
Filmi çekenden de , katkısı bulunan da ..

İnanılmaz boş bir film. O kadar izliyorsun, akış filan harika. Fakat 2 saat 45 dakikada bu film size hiç bir şey vermiyor. Yok yani. Sakın izlerken de beklemeyin bir şey olacak diye. Yok yani. Eğer sıkılırsanız filan bırakın o noktada. Değmez. Kesinlikle izlemeye değmez bir film. Sırf bir çekim tarzı var o kadar. Sinema bu değil baba. Sinema sadece görsel bir sanat değil bence.
1


avatar
(2674) -
Türü burada dram ve fantastik olarak yazılmış ama resmen konulu erotik film.
3


default avatar
(170) -
1 saat sabredebildim bence oldukça kötü,5er dakikalık ekran parlamalarına renklere bakıyorsunuz hiçbirşey yok.+18 de bol .Kuş bakışı çekim fena değildi ama bana kalırsa vakit kaybı.
4


avatar
(218) -
Climax ve bunu üst üste izledim çok yordu çok! Psikoloji filan kalmadı. Tartışmaya kapalı bir şekilde kendimi fikrimi söylemem gerekirse, Gaspar Noé denen vatandaş benim zerre kadar sevmediğim stanley kubric adlı yönetmenin inanılmaz büyük bir hayranı ve bu hususta kubricin çekim tekniklerini kopyalamaya çalışmış. Gerek ışık oyunları gerek saçma kamera açıları gerek hiçbir anlam ifade etmeyen 10-15dakkalık boş sahneler. Farklı kamera açısı olarak abimiz kuş bakışı açısını iyi bellemiş habire üstten kuş bakışı görüntü almış. Filmin ilk 20dakikasındaki oyun tabiri ile first person kamera ile çekilen sahnelerde biraz hoşuma gitti ve keşke öyle devam etseydi diye umut ettim. Benim ve diğer yorumcu arkarşların yorumlarından anlayacağınız üzere film koca bir boşluk. Bu boşluk filmin adını da ifade edip filmi yüceltmesi gerekiyordu belki ama ben kesinlikle kötü anamıyla ifade ediyorum. Ömrünüzden 2 saat çalan bom boş bir film.
3


avatar
(1245) -
Adı gibi sizi izlerken boşluğa sürükleyecek bir film. Çekim açıları, senaryo, karmaşıklık, ışık, ses... hepsi adeta sizin filmden nefret etmeniz için tasarlanmış. Görsel rahatsızlığı hat safhadaydı. Filmin başları hariç hiç izlenecek türden bir film olmamasına rağmen 7 puan verdim. Çünkü bu iğrençlik ve boşluk hissini çok az yapım sağlayabilir. Bunun için Gaspar Noé'yi tebrik etmek gerek. Gerçekten birçok yapımında kendine has tarzını konuşturuyor.

Ben katlanabilirim, böyle bir boşluğa da ihtiyacım var diyorsanız izleyebilirsiniz. Aksi halde uzak durunuz.
7


default avatar
(16) -
sinema dilinde eşine az rastlanacak bir yöntem seçmiş kendine rejisör, kamera açıları, ışık yönetimi ve de esas bol tek çekimlik sekanslar, burada önemli olan ajhjahkahkafıuhreıufh Gülücük sıçmış batırmış film izlemeyin zamanınıza yazık


default avatar
(67) -
İzlemeyen arkadaşlara benden bi kıyak: izlemeyin!!! Baştan sona iğrenç bir cinsellik, uyuşturucu vs vs. Ve haddinden fazla dönen kamera açıları. Lanet olsun içimdeki "Başladığım filmi bitircem" sevdasına. İleri ala ala zor şer bitirdim, ama nasıl bitirdim bana sorun. Bi tezi var filmin var olmasına da çoook daha güzel yollarla, daha güzel bir işlenişle anlatabilirdi derdini; ama yönetmenin "farklı olcam" çabası işi berbat ediyor. Tabi bu benim gibiler açısından. imdb puanına bakılırsa, birileri ahlaksızlık, uyuşturucu gibi bir tema olsun da nasıl olursa olsun derdinde.
1


avatar
(192) -
Film açıkçası birçok beklentimi karşılamadı fakat beklemediğim yerlerden çıkan sorular oldu diyebilirim. "Seul Contre Tous " filminden daha çarpıcı, rahatsız edici bir film bekliyordum ki onca uyuşturucu sekansının olduğu film monologlardan oluşan filmden daha az çarptı. Süresi de biraz uzun gibi geldi ama biraz daha kısa tutulsa aynı etkiyi yapar mıydı diye düşündürdü. ( Zaten yarım saatin de hesabını yapacak kadar vakti verimli kullanan insanlar da değiliz, değil mi? )

Film; iki tane terim bulmak, uydurmak zorunda bıraktı beni daha iyi ifade edebilmem için bendeki izlenimini. TDK' da " bilimkurgu" nun manası " Çağdaş verilerle düş gücünden oluşan." diye tanımlanmakta. Peki bu tanımı "postmodern çağ trajedileriyle düş kırıklığından oluşan." diye değiştirirsek ne olur? "Dram kurgu"... İki bölüme ayırdığım filmin ilk bölümünü anlamlandırabilmek için uydurduğum bir terim yani. Daha önce deneyim sahibi olduğunuz hisler, hezeyanlar mıydı yoksa daha önce varlığına şahit olunmamış hayali dramatik kurgular mıydı Oscar' ın hayatı film şeridi gibi gözümüzün, binaların, duvarların, sırların, boşlukların önünden, arasından, içinden geçerken? Mesela oedipus ve elektra komplekslerini, sendromlarını atlatma imkanlarının, ihtimallerinin olduğu yaşlarda atlatmalarının kilidi olan insanları kaybedip kritik dönemi en kritik seviyede kapatan çocukları değerlendirebilmek adına yapacağınız kritik, analiz ne olurdu? Bence verilecek çoğu cevap, örnek Oscar' ın durumunun dışında kalırdı, yine birer kurgu olarak... Çünkü içinde bulunduğu andaki davranışlarının (yetişkinlik dönemi) kurgusal dramlarının izahı tahmin ötesinde kalmakta. Yani film Oscar' ın veya herhangi birinin uyuşturucu madde etkisindeyken hissedebilme ihtimali düşünülen, kurgulanan hezeyanlar veya tepkilerden, daha sonra Oscar'ın veya herhangi bir kimsenin ölüm anında yaşayabileceği (ama kimsenin bilme, tecrübe etme ve bunları aktarabilme şansının olmadığı) dram kurgu öğelerden, daha da sonrasında ölüm sonrası bir arayıştan oluşmakta.

İkinci kısım için bulduğum, uydurduğum, attığım terim ise yine tanımı değiştirip, yani; " inanç sistemleriyle yokoluş mitlerinden oluşan" gibi bir açıklama getirdiğim "ölüm kurgu" terimi. Daha önce ölüm deneyimini aktaran, ölümden ötesini betimleyen oldu mu? Reenkarnasyon filmdeki bir tabirdi sadece, belki soyutun soyutu bir durumu en azından soyutlaştırmaya indirgeyebilmek için yardımcı bir terim. Bu durumdan sıyrılıp yelpazeyi açmakta fayda var diye düşünüyorum. Gaspar Noe bir ölüm ötesini ( "ölümden sonrası" yanlış bulduğum bir tabir, zaman kavramı bu diyar, uzay, evren, mekan içindir. Ölümle zaman kavramı da ölür ve olmayan birşeyin sonrası bir dilemma oluşturur, tabiri caizse.) kurgusal bir anlatımla aktardı, tıpkı Alex'in Oscar' a önerdiği ve daha sonra özetlediği o kitapta geçen mezvubahis durum gibi. Ölümden ötesinde tüm duvarları, döngüleri, sistemleri, personaları aşan bir görüş açısıyla Oscar' ın gözünden ölüm ötesindeki arayışa şahit olduk. Hatta o kadar ki; bu dünyada kalmak için ufak olsa bir bahane, ikna arayan bir ruha, öteye geçeceği tüm ışıktan yolları es geçen bir varlığa veya yokluğa.

Duvarlar, evler, apartmanlar, suçu yetkisi- konumu- parası- hiyerarşisiyle suçsuzlaşanların girebileceği mekanlar, sanal ortam arttıkça o artan sahte insan- maskeli kişilikler ordusuna tüm boşluklardan geçen bir kamera açısıyla göndermede bulunan bir yapım "Enter The Void", ölüm kurgu kategorisine alınabilecek bir yapım veya dram kurgu...

Peki Gaspar Noe'nun burdaki amacı diğer filmlerinde benzer şekilde yorumlandığı gibi insanları kötü şeylerden uzak tutmak mı? Belki evet ama bunu neden yaptığından çok nasıl yaptığını anlamaya çalışmak benim için daha ön planda, daha önem arz eden bir durum oldu. Zaten kendi sinema dilini, evrenini kurmuş auteur bir yönetmen olan Gaspar Noe'nun -ki izleyicilerin de fark ettiği o amaç uğruna bu evreni kuran bir karakter olarak-bu dili neden kurduğunu sorgulamak biraz abes olurdu.
Kamera açıları, hareketleri, rahatsız edici arka fon müzikleri, ışık dansları veya ışık şamatası... Ve de ön planda şehvet, aç gözlülük, arzu, zevk, sapkınlık dolu sekanslar, kareler... Bir nevi subliminal mesaj algısını; insanlara görünenin ötesiyle bağımlı, düşkün, zombi, robot, tüketici, parazit, sayko vb rollere büründürmeye çalışan o aldatmacayı kendi silahıyla vurarak yapmakta Gaspar. Yani ters subliminal mesaj- algı diyelim bu terime veya karşıt subliminal saldırı. Renkli çizimlerin, hoş ezgilerin ardında çocuklara, ergenlere, hala hamur gibi şekillenmeyi bekleyenlere cinsel objeler, dürtüler, etkiler bırakan bir sisteme karşı onların sakladığını ön plana taşıyan fakat arka fonda rahatsız edici sesler, bunaltıcı renkler, ba döndürücü efektler saklayarak bir nevi etki- tepki- etki sergileyen bir taktiği, dili var. Grevi grev kırıcılarla kıran bir sistemde işçileri, iş verenleri ve işverenlerin anti virüslüğünü yapmak zorunda bırakılan grev kırıcıları bilinçlendirme amacıyla yol göstermeye ,hakikate davet etme, grup terapileri uygulama, empati kazandırmaya çalışma yerine grev kırıcılara da grevin manasını grevdekilerin yaşadıklarıyla, belki daha sert bir tepkiyle yaşatarak kavratmak, hatta iş verenler için en korkunç gerçekleri en korkunç yanılsamalarla beyne aşılayarak... Subliminal mesajlarla zehirlenmiş bir zihne panzehir olarak subliminal mesajlar vermek; tıpkı aşı mantığı gibi fakat aşı gibi zayıflatılmış değil, daha yüksek dozda sunmak.

Film -dediğim gibi- beklentilerimi karşılamasa da ( yani izlemeden önceki önyargımı arka plana itse de) beklenmeyen etkiler bıraktı. Çok dolu bir film değil ki zaten adından da anlaşılacağı üzere boşluğa dalacağınız bir film veya o boşlukları dolduracağınız. Osho' nun dediği gibi; hakikat kelimelerde değil, kelimelerin arasındaki boşluklardadır. Seyirler dilerim...
8


default avatar
(1) -
İnanılmaz bir film... Sonsuz sublumininal mesajlarla dolu... Bir insanın bilinçaltında yatan anıların canlanması, reankarnasyon, Freudian trip anları vs. Bu filmi izleyince insan pişman oluyor, bir daha böyle bişey yapılamaz
10


default avatar
(138) -
Yaşam, ölüm, sevgi, boşluk ve uyuşturucu temaları üzerine bir film, görebildiğim kadarıyla. Kısaca, DMT desek de olabilirmiş gibi geliyor bana. İrreversible'dan da bildiğimiz kamera kullanımı ile filmi çoğunlukla tepeden izliyoruz ve bina sınırlarını hiç kafamıza takmıyoruz. Gaspar Noe'nin işlerini bilen filmi izlemesi gerekip -mediğini bilir zaten. Yani, her bünyeye uymaz...
8


default avatar
(49) -
Yaklaşık 9 senelik rotar'dan sonra filmi izleme imkanım oldu. Açık konuşmak gerekirse filmin drama'sını pek beğenmedim.Ancak konu biraz metafiziksel olduğundan bu dram'ı filmin bir katmanı olarak kullanıldığını bilerek çok önemli olmadığını belirtmeliyim.

Genel olarak film ile alakalı kendim için şunu söylemem gerekiyorki yönetmen vermek istediği mesajı tam olarak içinize işliyor. Film'in üzerimde yarattığı BOŞLUK hissayatının kalıcı olma ihtimali yüksek Gülücük

Öncesinde dmt ve psikedelik hakkında bilgi sahibiyseniz üzerinizde yaratacağı etki daha yüksek olacaktır.Her bünyenin filmi olmadığında ayrıca belirtmek gerek...


default avatar
(2) -
Özellikle kamera açıları olsun, konunun varoluş felsefesine değişik bir boyuttan vurgulamaya çalışması gerçekten süper. Süpriz sonlar sever arkadaşlar kesinlikle kaçırmamalı...


default avatar
(86) -
Gaspar Noe..Her filminde olduğu gibi bu filminde de rahatsız ederken,izlettiriyor;izlettirirken de rahatsız ediyor.Cüretkar bir kararlılıkla,insanın en derin arzularını,şiddeti,seksi,bağımlılıkları hatta çarpık ilişkileri öylece gözler önüne seriyor.Tıpkı;''İşte insan,sen bu'sun.'' der gibi.Oscar'ın gözünden anlatması çok daha etkili ve zekice olmuş.Bir bağımlının nasıl yürüdüğünü,ne düşündüğünü,ölüme yaklaşırken neler hissettiğini sanki Oscar benmişim gibi izledim.Film ruhun,bedeni izlemesi olgusu gibi farklı bir deneyim sunuyor izleyiciye.Ayrıca Noe,filmlerinin alt metninde,kendi hayatında üzerinde düşündüğü konuları da işlemeyi seviyor.Filmde ''reenkarnasyon'' olgusunu tartışmalı bir şekilde ele aldığını görüyoruz.İnsandaki karanlık tarafı keşfetmekten korkmayanlar için tüm filmleri ilkel bir keşif.
8


avatar
(8239) -
Şayet dönüş yok filmini izlediyseniz ve aklınızda yer ettiyse bu filmi izlerken aynı yönetmenin çektiğini anlarsınız. Kamera açıları, görüntü ve hikaye anlatımı çok benzer... O kadar sert olmasa da yine sex var... Onun haricinde film daha ziyade güzel kafa hikayesi gibi... Çok uzun ama inat edip bitirdim. Valla normalde bu tarz filmler tavsiye edilmez ama ben şiddetle ediyorum zira böyle enterasan işler çok sık çıkmıyor!


avatar
(1072) -
Yönetmenin "Irréversible - Dönüş Yok (2002)" fimine yazdıklarımı anımsattı.

"Film hakkında dolaşan rivayet odur ki; Filmin yönetmeni olan Gaspar Noé, aşırı Katolik bir Hristiyanmış. İnsanlar bu tür ortamlardan nefret etsin diye çekmiş miş bu filmi. Bu filmle ilgili her olumsuz yorum, Gaspar Noe'yu daha çok memnun ediyormuş... Filmin sondan başa doğru gelmesi bizi o ortamadan soğutuyorken başdöndürücü kamera hareketleri de ortamdan daha çok kopmanızı sağlıyor ....muş..."

Hal böyle olunca bunun adı tarz ancak kameranın bu şekildeki kullanımı izleyici için her daim katlanılabilir bir durum değil. Ama hakkını yemeyelim kafası iyi insanların dünyasını güzel yansıtmış sanıyoruz (kafamız iyi olmadığı için).
Sürprizbozan: Göster
7


default avatar
(3) -
%90 ı filmi yarıda kapatmıştır.Kapatmayanlar film sonunda kafayı bulmuştur.film bittikten sonra 20 dakika kendime gelemedim.Beynim uyuştu,öylece kaldım,sanki ben kullandım o uyuşturucuarı.Öyle bir film.anlatılmaz yaşanır...


default avatar
(15) -
Bu filmi ne aşırı övebilirim ne de yerebilirim.Söyleyeceğim tek şey çok gerçekçi ve çekim tekniği olarak alışılmışın baya dışında.Bence izlemeye değer.


‹ Önceki 1 2 3 Sonraki ›
Türkçe Altyazı © 2007 - 2024