Giriş Kayıt
The Treasure of the Sierra Madre (1948)
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 5 mesaj bulunuyor] « Önceki konuSonraki konu »
Yazar Mesaj
paris-texas
Eski Yönetici


Kayıt: 30.04.2010
İletiler: 1080



Özel mesaj gönder
paris-texas Eski Yönetici
 The Treasure of the Sierra Madre (1948)
Sierra Madre Hazineleri / John Huston

The Treasure of the Sierra Madre
1948
The Treasure of the Sierra Madre
Macera / Dram / Western126 dk

Yönetmen: John Huston
Zengin olma hırsıyla son parasını da piyangoya yatırarak tüketen Fred (Humphrey Bogart) Meksika’da dostu Curtin’la buluşur. Birlikte çalıştıkları McClane’den paralarını almakta zorlanırlar. Diğer yandan, beraber vakit geçirdikleri ve oldukça geveze...
8.2 (133,130 Oy)


Kendi döneminde Hollywood’un en büyük yönetmenlerinden biri olan John Huston’un, filmografisine baktığımızda büyük bir bölümü edebiyat uyarlamalarından oluşuyor. Yönetmenin uyarlama konusundaki başarısı daha ilk filmi “The Maltese Falcon”a bakarak anlaşılabilir. Dönemin birçok büyük yönetmeninin özelliği olan uyarlanan esere sadık kalma konusu ise Huston’un ayrıca üzerinde durduğu bir titizlik. Bir klasik haline gelen “The Treasure of the Sierra Madre” de bu konuda çok iyi bir örnek.

resim

İlk filmi “The Maltese Falcon”da değerli bir taşı ele geçirme uğrunu her şeyi yok sayan, ‘büyük’ adamların hayatlarını harcamasını izlemiş ve hayran kalmıştık. Huston’un sonraki filmlerinde de bu konuya rastlasak da yönetmenin bu konudaki en unutulmaz çalışması, ders niteliğindeki “The Treasure of the Sierra Madre” oluyor. Malta Şahini’nde çalıştığı dönemin yıldızı Humphrey Bogart ile Huston yanına babası Walter Huston’u da alıp; muazzam bir filme imza atarak bir başyapıt çıkarmayı başarmış.

resim

Şehir merkezinin ortasında iyi görünümlü adamlardan para isteyen, salaş görünümüyle ortalıkta dolaşan Dobbs’la filmimiz açılıyor. Her halinden çaresiz biri olduğu anlaşılan Dobbs arkadaşıyla giriştiği işten emeklerinin karşılığını alamayarak eli boş dönüyorlar. İçerisinde bulundukları sistem ve hayatları yüzlerine sert bir tokat olarak dönen bu iki adamın tek umudu altın madenlerinden bahseden yaşlı bir adam oluveriyor. Büyük umutlarla altın aramaya başlayan grup korktukları doğal koşulları aşsalar da içlerinde daha fazlasını isteme arzusunu, para hırsını ve güvensizliği aşamıyorlar. Özellikle Dobbs kendisini en çok kaybeden karakter olarak kapitalist sistemin çürütüp,ahlaki değerlerin dibe vurduğu ilk karakter haline geliyor öyle ki bir sahnede onu bir hayvanla eş değer olarak görüyoruz . Tabii bunda karakterin yaşadıkları ve hayatında çalışarak elde edemeyeceği tüm o zenginliğin çekici gücüde yatıyor.

resim

Huston’un bu başarılı senaryosu,stüdyonun itirazına karşın doğal ortamda çektiği planlar ve oluşturduğu atmosfer ile irdelenen konu üzerinde muhteşem bir hal alıyor.Bir anti karakter karşınsında ortaya çıkan Bogart ise kariyerinin en iyi performanslarından birini sergilerken; film boyunca neşe saçan ve bol hicivleriyle baba Walter Huston ise filmin görünmeden parlayan yıldızı oluyor.

Western mitine yakın bir atmosferde unutulmayacak bir macera sunan “The Treasure of the Sierra Madre”; baba ve oğla aynı anda Akademi ödülü kazandıran ilk film olmasının yanı sıra halen yapılmış en etkili kapitalizm eleştirilerinden biri…


İletiTarih: 12 Eylül 2010 16:34
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
byKush



Kayıt: 26.10.2008
İletiler: 6405
Şehir: Tr
Yaş: 54 İkizler


Özel mesaj gönder
byKush
Değerli yaorumlarını paylaşımınız için teşekkür ediyorum sevgili paris-texas.

Bu tarz özgün yazılarınızın devamını bekliyoruz..
Saygılar

İletiTarih: 12 Eylül 2010 17:48
En son byKush tarafından 12 Eylül 2010 22:11 tarihinde değiştirildi.
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
paralax
Avrupa Sineması
Sinefil Grubu


Kayıt: 16.08.2009
İletiler: 1240
Şehir: izmir


Özel mesaj gönder
paralax
Avrupa Sineması
Sinefil Grubu
Bu güzel yazı için çok teşekkürler. Umarım bu güzel yazıların devamı gelir. Çünkü zevkle okuyoruz.

Not: kapitalizmin keskin eleştirisini verdiğine ben de katılıyorum.

İletiTarih: 12 Eylül 2010 18:31
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
devilcrysis
Klasik Sinema
Emektar


Kayıt: 08.03.2008
İletiler: 2348
Şehir: Körfez
Yaş: 42 İkizler


Özel mesaj gönder
devilcrysis
Klasik Sinema
Emektar
paris texas çok güzel bir yazı teşekkürler bogart zamanın jönlerinden bütün filmleride güzeldir. The Maltese Falcon, casablanca Dark Passage high sierra önemli filmleridir.

İletiTarih: 12 Eylül 2010 18:40
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
Dirty Diana



Kayıt: 02.10.2014
İletiler: 1



Özel mesaj gönder
Dirty Diana
Çok başarılı, defalarca keyifle izlediğim bir film. Her fırsatta da birilerine izlettiririm, fırsattan istifade ben de yeniden izlerim. Bogart'ın suyu gördüğünde dudaklarının titrediği sahne her izlediğimde aynı cüssede etkili, günlerce gerçekten susuz kalmış gibidir. Değerli yorumunuz için teşekkürler. Yeni üye olarak forumda keşif gezisi yaparken filmi görünce bir kaç satır yazmadan geçemedim...

İletiTarih: 02 Ekim 2014 14:16
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
İletileri göster:   
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 5 mesaj bulunuyor] « Önceki konuSonraki konu »
Forum Seçin:  

Türkçe Altyazı © 2007 - 2024 | hd film