Giriş Kayıt
The Major and the Minor (1942)
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 8 mesaj bulunuyor] « Önceki konuSonraki konu »
Yazar Mesaj
kuzeydebiryer



Kayıt: 23.08.2008
İletiler: 10883
Şehir: Düş Toprakları
Yaş: 44 Koç


facebook twitter E-Posta gönder Özel mesaj gönder
kuzeydebiryer
 The Major and the Minor (1942)
Billy Wilder

resim

The Major and the Minor
1942
The Major and the Minor
Komedi / Romantik100 dk

Yönetmen: Billy Wilder
Yönetmen koltuğunda yer alan Billy Wilder'ın Holywood için yaptığı ilk yapım tabi senaryoda en büyük ortağı olan Charles Brackett bu filmde onu yalnız bırakmıyor. Wilder'ın ilk denemelerinden biri olduğu için bu filmin ayrı bir değeri var. Susan Applegate...
7.4 (7,117 Oy)


Usta yönetmen Billy Wilder'ın uzun zamandır seyretmek istediğim bir filmi. acaba kaynak alt yazıda mı problem var tam olarak bilmiyorum. Çevirisini beklediğim filmlerin başında geliyor.



İletiTarih: 08 Ağustos 2017 02:06
En son kuzeydebiryer tarafından 08 Ağustos 2017 02:42 tarihinde değiştirildi.
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
peaceflower



Kayıt: 27.06.2015
İletiler: 459
Şehir: İstanbul


twitter Özel mesaj gönder
peaceflower
Ablam küçükken izlemiş bu filmi. Yönetmeni kadar oyuncu kadrosu da kaliteli. Kaynak altyazıda sorun olduğunu sanmıyorum sadece fazla ihmal edilmiş bir film.

İletiTarih: 08 Ağustos 2017 02:33
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
kuzeydebiryer



Kayıt: 23.08.2008
İletiler: 10883
Şehir: Düş Toprakları
Yaş: 44 Koç


facebook twitter E-Posta gönder Özel mesaj gönder
kuzeydebiryer
Dediğiniz gibi oyuncu kadrosu bile çok dikkat çekici. Uzun zamandır çevrilmemesi bana ilginç geliyor. Tabi ki çevirmenler için bir tercih meselesi ama klasik filmlere gönül vermiş bir çok çevirmenin de gözünden kaçabilmiş.

İletiTarih: 08 Ağustos 2017 02:47
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
peaceflower



Kayıt: 27.06.2015
İletiler: 459
Şehir: İstanbul


twitter Özel mesaj gönder
peaceflower
Doğrudur ne yazık ki. Bende her gördüğümde çevireceğim derim ama bir bakmışım başka bir şeye başlamışım. Şok

İletiTarih: 08 Ağustos 2017 03:29
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
kuzeydebiryer



Kayıt: 23.08.2008
İletiler: 10883
Şehir: Düş Toprakları
Yaş: 44 Koç


facebook twitter E-Posta gönder Özel mesaj gönder
kuzeydebiryer
Birazdan filmi izleyeceğim. 25 fps olarak alt yazıyı siteye de yükledim. Kaynak alt yazı da gözüm çarpan bir sorun yoktu. Master zamanımdan kalma İngilizce beni kurtaracak kadar o da bu seferlik yetsin. yakaladım

İletiTarih: 08 Ağustos 2017 03:42
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
kuzeydebiryer



Kayıt: 23.08.2008
İletiler: 10883
Şehir: Düş Toprakları
Yaş: 44 Koç


facebook twitter E-Posta gönder Özel mesaj gönder
kuzeydebiryer
Filmi dayanamayıp seyrettim. Oldukça keyifli bir yapımdı. Film hakkındaki izlenimlerimi buraya not olarak düşeyim.

Yönetmen koltuğunda yer alan Billy Wilder'ın Holywood için yaptığı ilk yapım tabi senaryoda en büyük ortağı olan Charles Brackett bu filmde onu yalnız bırakmıyor. Wilder'ın ilk denemelerinden biri olduğu için bu filmin ayrı bir değeri var. O günlerde bile ne kadar parlak bir geleceğe ulaşacağı görülebilmekte. Susan Applegate (Ginger Rogers) adlı kurnaz bir kadın Tren istasyonuna gelir cebindeki para tren biletini karşılamamaktadır. Gişeden ayrılırken gözü bir aileye takılır ailenin küçük çocuklarından yarı ücret alınmaktadır. Küçük kıza dikkatlice bakar. İki yandan örülmüş saçlar, çocuk olduğunu belli eden giyim tarzı Susan'ın aklında bir kurnazlığa ilham olur. Saçlarını ve giysisini değiştirerek 12 yaşında bir çocuk kılığına girer. Elinde tuttuğu balonuyla ve para karşılığında ikna ettiği bir yabancıya baba süsü vererek trene binmeyi başarır. Artık bu çocuk giysisi Susan (Su-Su) için aldatmacasının maskesi olmuştur. Trende geç de olsa Susan'ın yalanını keşfeden tren görevlileri Susan'ın yalanlarla dolu başka bir maceraya atılmasına neden olur. Yalanları ve kaderi onu askeri bir üsse getirecektir.

resim

Film klasik sinema severler için izlenilmesi gereken bir eğlence. Hem oyunculuklar hem de filmin senaryosu bunun için yeterli zemin oluşturuyor. Özellikle Su-Su'nun Amca diyerek peşinde dolaştığı binbaşı Kirby rolünde Ray Milland harika bir iş çıkartmış. Diğer oyunculuklarda görülmeye değer. Ama filmi izlerken şu düşüncenin esiri oluyorsunuz 30 yaşında bu rolü oynayan Ginger Rogers'ın 12 yaşında görünme çabası sizde artık bunu da görün artık hissi uyandırıyor. Cidden bu zor bir şey 30 yaşında ki bir oyuncuyu saç, giysi ve çocuk konuşma taklidiyle izliyorsunuz ve çevresindekiler ona 12 yaşında bir çocuk muamelesi yapıyorlar. Belki de Billy Wilder'ın filmde istediği de bu. Bu farkın göze batmasını istiyor çünkü filmde her şey bunun üzerine kurgulanmış.

Sürprizbozan: Göster


Bir de trendeyken Su-Su 12 yaşında bu kadar gelişmiş olduğunu İsveçli olmasıyla açıklıyordu. Tren görevlisinin hadi İsveç dilinde bir şeyler söyle deyince Susan'ın "Ben, yalnız olmak istiyorum." demesi bana ilginç gelmişti. Filmi izledikten sonra küçük bir araştırma yaptım bu replik 1932 yapımı Grand Hotel filmine bir göndermeymiş. Bu filmde aslen İsveç asıllı olan Greta Garbo'nun bir repliği bu filmde parodi olarak yer almakta.

@peaceflower
İletiTarih: 08 Ağustos 2017 14:53
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
peaceflower



Kayıt: 27.06.2015
İletiler: 459
Şehir: İstanbul


twitter Özel mesaj gönder
peaceflower
Garbo tüm zamanların olduğu gibi malumunuz o döneminde efsanelerinden. Böyle göndermeler dönemim filmlerinde sıkça yapılıyor aslında. En çok gönderme yapılanlar Garbo ve Barrymore kardeşler. O sahneye gelecek olursak Billy Wilder gibi Avrupa kökenli yönetmenler o dönümlerde bile biraz moderndi kanımca. Sahne bizlere uygunsuz ya da hoşnutsuz gelmiş olabilir, bu durum tartışmaya açıktır. Ancak bu gibi sahnelerin altında şu yaş ikilemi durumu olabilir. Modernliğin ötesinde bir şey aslında. Avrupalı yönetmenlerin özellikle Alman sinemasında çalışmış insanların Hollywood ve Amerikan orta sınıfının yaşam tarzına uygun filmler çekerken ilk başta biraz zorlandığını düşünüyorum. Seyircinin zevki çok farklı. Türk izleyicisinin Fransız filmleriyle olan ilişkisi gibi.

İletiTarih: 08 Ağustos 2017 19:58
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
kuzeydebiryer



Kayıt: 23.08.2008
İletiler: 10883
Şehir: Düş Toprakları
Yaş: 44 Koç


facebook twitter E-Posta gönder Özel mesaj gönder
kuzeydebiryer
Bu açıdan düşünmemiştim. Doğru bir tespit. Uyum problemi çektiği bu sahnede o kadar belli ki aslında bunu yetiştiği Avrupa'da ele alsa film boyunca gizli şekilde varlığını hep hissettirirdi. Bir Bunuel gizemi olmazdı ama yine de varlığını hissederdik. Trende bunu çağrıştıran bir anlatım kullanmadı da değil ama çok kısıtlı kullandı.Neyse final geçişi bana garip geldi. Ya film boyunca bu duyguların bariz gösterimini görmek isterdim ya da final sahnesinde bununla ilgili bir final sekansı bulmak isterdim. Çok arada kalan bir final dediğiniz gibi Avrupa Sineması ile Hollywood arasında sıkışan bir final gibi nitelendirebiliriz bunu.

@peaceflower
İletiTarih: 08 Ağustos 2017 21:00
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
İletileri göster:   
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 8 mesaj bulunuyor] « Önceki konuSonraki konu »
Forum Seçin:  

Türkçe Altyazı © 2007 - 2023