Giriş Kayıt
THE HILL / TEPE - 1965
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [1 Mesaj] « Önceki konuSonraki konu »
Yazar Mesaj
serdardemirkiran
Klasik Sinema
Sinefil Grubu


Kayıt: 09.04.2017
İletiler: 121
Şehir: Ankara


Özel mesaj gönder
serdardemirkiran
Klasik Sinema
Sinefil Grubu
 THE HILL / TEPE - 1965

resim

http://www.turkcealtyazi.org/mov/
The Hill
1965
The Hill
Dram / Savaş123 dk

Yönetmen: Sidney Lumet
II. Dünya Savaşı sırasında, Kuzey Afrika'da bir İngiliz cezaevinde, İngiliz mahkumlar, çok sert koşullar ve daha da sert gardiyanlarla uğraşmaktadır. Er Joe Robert -bir subaya fiziksel saldırı suçundan dolayı baş çavuşluktan alınan ve hapse atılan- için...
7.9 (15,146 Oy)
/the-hill.html

Muhteşem bir zaferi kutlamıyoruz, sadece kanlı bir felaketi kapatmaya çalışıyoruz”.

Film, II. Dünya Savaşı devam ederken, Kuzey Afrika’daki Libya çölünde bulunan bir İngiliz askeri cezaevindeki sadist ve şiddet yanlısı cezaevi görevlilerini,mahkumlara uygulanan şiddet, ırkçılık ve rütbeler arası ayrımcılık gibi konuları son derece sert ve çarpıcı bir dille aktarıyor. Film çevrildiği yıl BAFTA ödüllerinden “En iyi kamera görüntü/Oswald Morris” kazanmış, beş dalda da adaylık almıştı. Cannes’te “En iyi senaryo/Ray Rigby” kazandığı, SidneyLumet’in de yönetmen ödülü adaylığı bulunmakta.

resim

Otoritenin, korku ve şiddetle birlikte, kişiyi sadece emirlere itirazsız uyan bir robota çevirme çabalarını ve kişinin de bu otorite ve sisteme karşı verdiği mücadelesini izliyoruz. Ordu ise bu tür bir konuyu anlatmak için en ideal mekan seçilmiş.
Kamera bize önce kampı kısa bir süre bize tanıtıyor, dikkatimizi cezaevinin tam ortasında hazırlanmış yapay bir “tepe” çekiyor. Cezalı askerlerin tam teçhizatlı bir şekilde bu tepeye tırmanıp inmelerini izliyoruz, bu iniş çıkış sayısı onların bu hallerinden sadistçe zevk alan ve gardiyanlık görevlerinden son derece mutlu rütbeli subayların elinde tabii, birde unutmadan çölün o dayanılmaz sıcağı…

resim

Sonrasında bu cezaevi kampına yeni getirilen beş mahkuma odaklanıyor kamera ve onların kamptaki idareciler ve sistemle olan mücadelelerini sunmaya başlıyor. Gelen beş mahkum,McGrath (J.Watson), Jacko King (O.Davis), Stevens (A.Lynch), Monty Bartlett (R.Kinnear) ve Joe Roberts (S.Connery) gelir gelmez kendilerini cezaevinin adeta gerçek komutanı durumunda olan, sertlik yanlısı Binbaşı Wilson (H.Andrews)ın karşısında sorguda buluyorlar. Wilson’un sağ kolu olan ve bazı istemediği işleri yaptırdığı yardımcısı acımasızçavuş Williams (I.Hendry) da sorguda hazırdır. Gelenler arasında kavgaya karışanlar, askerden kaçanlar ve tüm cezaevinin beklediği, komutanına saldıran Joe Roberts bulunuyor. Binbaşı cezaevinde herkesi kullanıyor. Cezaevi doktoruna daha mahkumlar gelmeden “onları bana teslim edeceksin”diye baskı uyguluyor. Dr. (M.Redgrave) da itirazsız ona uyuyor. Ama onun bile yaşananlara karşı geleceği bir zaman geliyor. Göstermelik muayene sonrası gelen mahkumlarBinbaşı Wilson ve yardımcısı Williams’a veriliyorlar. Bundan sonrası gardiyanlarla, mahkumlar arasında tam bir savaş şeklinde devam ediyor.Çavuş Williams zalimliği ile tanınmıştır ve mahkumlara ceza vermekten büyük zevk alır, bilhassaonları yorgunluktan bayılıncaya kadar "tepe" den aşağı yukarı koşturmaktan. Onun bu aşırılıklarına rağmen Binbaşı Wilson sürekli adamının arkasındadır. Ancak mahkumlardan biri ölünce, mahkumlar için Williams'ın gerçek yüzünü ortaya çıkarma şansı doğar.

resim

Filmin anlatımı ve bilhassa ödül alan görüntüleri çok başarılı, bir müddet sonra sizde o tepeye mahkumlarla birlikteçıkarken yaşananları hissediyorsunuz, nefesiniz sıklaşıyor. Pek çok eleştirmence Yönetmen Lumet’in son derece başarılı işlerinden olan bu filmin Akademi tarafından göz ardı edildiği görüşü hakim.Bir önemli özellikte Lumet’in filmde müziği hiç kullanmıyor olması. Lumet – Connery birlikteliğinin (toplam beş filmin) ilk ürünü ve en başarılı olanı bu film gösteriliyor. (diğerleri; “The Anderson Tapes” (71), “The Offence” (73), “Murder on the Orient Express” (74), ve “Family Business” (89) filmleriydi).
Filmde mahkum Roberts’in, Binbaşı Wilson’a karşı söylediği “Mesleğim askerlik, çünkü sivil hayatta lanet bir iş bulamadım. Ama kurmalı iyi bir oyuncak askerdim, tıpkı senin gibi. Sen bana bir emir fırlatırsın, ben de köpek gibi onu yakalarım” sözü ikili arasındaki gerilimi iyice tırmandırıyor.

resim

“The Hill” döneminde kıymeti bilinmeyip, yıllar sonrası kıymet gören filmlerden. Filmde, kişilerin birbirlerine eziyet etmeleri ve bundan zevk almaları ve bilhassa bu tür insanların bu görevlere getirilmesi ve bunun doğru bir yaklaşım olduğu kabul edilmiyor gibi gösterilse dahi sistemin böyle çalıştığı ve çalışacağı, değişmeyeceği alttan alta vurgulanıyor. O dönemki zencilere karşı gösterilen ve takınılan ırkçı tavır da sert bir şekilde sergileniyor.
Günümüzün ünlü yıldızlarından Angelina Jolie’de Sidney Lumet’in favori yönetmeni olduğunu ve bu filminin en beğendiği favori filmlerinden olduğunu belirtmişti.
Bu sert anlatımlı hapishane filmi, yıllar sonrası bile sinemaseverlerin ilgisini hak eden yapımlardan, İzlenmeli…

İletiTarih: 28 Temmuz 2017 21:04
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
İletileri göster:   
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [1 Mesaj] « Önceki konuSonraki konu »
Forum Seçin:  

Türkçe Altyazı © 2007 - 2024