Giriş Kayıt
Bağımsız Sinemanın “Cool” Abisi: Jim Jarmusch
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [1 Mesaj] « Önceki konuSonraki konu »
Yazar Mesaj
McFly
Müdavim


Kayıt: 28.04.2009
İletiler: 12364
Şehir: Zonguldak


twitter Özel mesaj gönder
McFly Müdavim
 Bağımsız Sinemanın “Cool” Abisi: Jim Jarmusch
Bağımsız Sinemanın “Cool” Abisi: Jim Jarmusch

resim


 Jim Jarmusch
Jim Jarmusch
Doğum Yeri:Akron, Ohio, USA
Doğum Tarihi:22 Ocak 1953 (Perşembe)
Boyu:1.88 m
Gerçek İsmi:James R. Jarmusch


“Hayatın konusu yoktur, neden filmlerin ya da kurmacaların olsun ki?”
Amerikan bağımsız sinemasının günümüzdeki en önemli isimlerimden olan Jim Jarmusch, 1953
yılında Akron, Ohio’da doğdu. 1971 yılında New York’a taşınana kadar Akron’da kalan Jim,
Columbia University’de Amerikan Dili üzerine eğitim almaya başladı. Okulunu bitirmesine bir
dönem kala verdiği ani bir kararla Paris’e gitti. Paris’te geçirdiği günlerde bir sanat galerisi için
şöförlük yaparak geçimini sağlayan Jim Jarmusch, sinemayla ilişkisini daha ciddi bir boyuta
yine bu şehirde taşıdı. Dünya sineması için çok önemli bir mabet olan Fransız Sinemateği’nde, o
günlerde hala hayatta olup sinemateğin yöneticiliğini yapan Henry Langlois ile tanışma
fırsatına ulaşıp, dünyanın her köşesinden sinemacının işlerini görme fırsatını yakaladı. Zehir
kanına girmiştir bir kere. İlerlemek istediği alanın edebiyattan ziyade sinema olduğuna karar
veren bu genç adam, Amerika’ya döndüğünde New York University’de sinema okumaya başladı.
İlerleyen dönemlerde yaptığı açıklamalarda, aldığı eğitimin sinema açısından hatalı ve gereksiz
olduğunu belirtecek olan Jarmush, okul taksitini ödemek için aldığı burs parasıyla ilk uzun
metraj filmi olan Permanent Vacation’u çeker. Benim, yönetmenin filmografisi içinde ilk uzun
metrajı diye tanımlamayı pek doğru bulmadığım, daha çok bir bitirme projesi olarak gördüğüm
bu film yönetmenin, kendisini tanıması ve neler yapabileceğini görmesi açısından önemli bir
noktadadır. Dünya üzerinde bir Jim Jarmusch vardır ve o artık bir yönetmendir.
“Kafasını Ozu’ya takmış hayali bir Doğu Alman film yönetmeninin tarzında yapılmış, yarı yenigerçekçi
bir kara mizah” diye tanımladığı Stranger Than Paradise ile gerçek sinema kariyerini
başlatan Jim Jarmusch, bu filmle hem kendi ülkesinde hem de Avrupa’da, hem seyirci hem de ödül
anlamında beklediğinden çok yüksek bir başarı yakalar. Ardından çektiği her film ile sinemanın
kurallarını bozan ve yerine kendi kuralarını koyan bu Amerikalı, üretmenin her geçen gün daha zor.
hale geldiği bir dünyada bağımsız kalarak da hala bir şeyler yapılabildiğinin en güzel örneğidir.
Herhangi bir sınıflandırma içine sığmayacak, yaratmak, sınırları aşmak ve Amerika’yı yeni bir bakış
açısıyla irdelemek için kafasını durmaksızın çalıştıran bir sinemacı o. “Ben kendi çıkardığım bir işi
analiz etme konusunda çok beceriksiz biriyim ve geriye dönüp ona tekrar bakmaktan nefret
ediyorum. Bu meseleyi bir gün bu konuda bana açıklama yapabilecek ve benden daha akıllı olan
birine bırakmak en iyisi.” Bu sözleriyle filmleri hakkında görüşlerini paylaşmaya hevesli olmadığını
aktaran usta yönetmen, izleyen her kişinin film hakkındaki görüşlerinin en az kendi düşünceleri
kadar değerli ve önemli olduğunu, kendisinin söyleyeceği her sözün de seyirciye bir şeyler
dayatmaktan başka bir işe yaramayacağını belirtmektedir.

Filmlerinden hiç birinin kayda değer şekilde otobiyografik olmadığını belirten Jarmush,
kendisi ile ilgili bir şeyler göstermese bile kendisine ilginç gelen, farklı ve komik bulduğu
birçok karakter ve olayı perdeye yansıtmaktan geri durmamıştır. Bir hikaye yaratıp, ardından
karakterleri oluşturup, karakterleri canlandıracak oyuncuları seçmek yerine, farklı bir yol
izleyerek önce kafasında karakterleri ve o karakterlere can verecek oyuncuları belirleyen Jim
Jarmusch, ardından o güne kadar not ettiği kısa anekdotlardan, hayatın içindeki
yaşanmışlıklardan bir hikaye meydana getirerek var ediyor filmlerini. Yıldız oyuncularla asla
çalışamayacağını, çünkü onlarla adam akıllı bir şey meydana getirmek için gereken tanışıklığı-
yakınlığı sağlamak için çok zamana ihtiyacı olduğunu belirten Jim Jarmusch, kalıplaşmış bir
kadroyla çalışmayı tercih ediyor. Filmlerinin neredeyse tamamında görüntü yönetmenliğini
Robby Müller’e emanet ederken, John Lurie, Neil Young ve Tom Waits gibi isimler müzikler ile
ilgilenirken, Roberto Benigni, Alfred Molina, Bill Murray, Tilda Swinton gibi isimler de oyuncu
olarak sıklıkla Jim Jarmusch filmlerinde karşımıza çıkıyor. Tabi eğer Jim Jarmusch’un
arkadaşıysanız, yaptığınız işin çok da bir önemi yok. Müzisyen olan Tom Waits ve çok daha
fazlası, bu uçuk yönetmen sayesinde sinemada oyuncu olarak kendilerine bir kariyer yapmış
durumda.
Filmlerinde denetimi elinde tutmayı isteyen ve yaptığı işte sınırları kendisinin koyması gerektiğine
inanan Jarmusch, Hollywood’dan kendisine gelen, gerek yönetmenlik gerekse de senaryo yazma ile
ilgili tekliflerin hiç biriyle ilgilenmiyor. Oyuncular, kurgu ve diğer bütün kararlar konusunda
kendisinden başka kimsenin söz sahibi olmasını istemediği için filminin sahibi olmak ve filmin
kazancının yüzde 50’sini isteyen Jarmusch, yönetmene maksimum yüzde 30 gibi bir oranın verildiği
sektörde oyunu kendi kurallarına göre oynayan bir isim.
Kendisiyle yapılan bir röportajda “Hiç kendinizi Amerikan hükümetini eleştiren ya da siyasal içerikli bir
film yaparken görebiliyor musunuz?” sorusuna verdiği cevap, Jim Jarmusch’un siyasal duruşu
açısından aydınlatıcı bir konumda iken politik sinema yapan birçok kişinin de kendine bir şeyler
çıkartması gereken bir ağırlığa sahip: “Bakın, ideolojik nitelik taşıdığı çok açık olan bir şeyin,
Amerika’da bir şeyleri ortadan kaldırma amacına hizmet edeceğine inanmıyorum; çünkü çok
doğrudan bir siyasal ifadeyle ortaya çıkarsanız, sizinle anlaşabilme ihtimali olan insanların
düşüncelerini pekiştirirsiniz ve anlaşamayacak insanlar da sizinle anlaşmamaya devam ederler; hiç
kimsenin düşünce tarzını değiştiremezsiniz. Dolayısıyla, ben asla doğrudan siyasal ya da ideolojik bir
film çekmeyeceğim.”
resim



“Gençliğimde kafam siyasal düşüncelerle doluydu, idealist biriydim. Şu anda gezegenimizi
kirlettiğimiz duygusunu taşıyorum. Politikada her şey hırs üzerine temellenmiş. Her şeyi
mahvettik; örneğin, Çernobil’den sonra insanlar nasıl olur da nükleer güç kullanmayı
düşünebilirler! Sadece kendi hayatlarını düşündükleri için hiç aldırmıyorlar. Bir bakıma bu
gezegen için her şey çok geçtir artık ve bana göre karşılıklı konuşmalar, birisiyle birlikte
yürüyüşe çıkmak, bulutların üstümüzden kayıp gitmesi, ışığın bir ağacın yapraklarının üzerine
düşmesi ya da oturup birileriyle karşılıklı sigara tüttürmek gibi en basit şeyler daha önemli
hale gelmiştir.” sözleriyle de sisteme ve hayata bakışını dile getirmiştir karizmatik
yönetmenimiz.
Dışarıda kalmış, gözünü hırs bürümemiş, aklı fikri yukarılara tırmanmak olmayan insanların
hikayeleridir Jarmush filmlerindekiler. Dil konusunda takıntılı bir sevgisi olan yönetmen, kısa
diyalogları tercih ederken karakterleri arasında da daima bir iletişim problemi bulundurur. Onun
filmlerinde birbirlerini anlamadan, kendi dillerinde konuşarak sohbet eden iki insan bile
görebilirsiniz. Yarattığı insanları için kimi zaman siyah beyaz bir fonu tercih eder, kimi zaman renkli.
Hayata, kurgulanmış büyük dramatik bir hikaye olarak bakmadığını belirten Jim, şansınıza,
tesadüflere ve duygusal durumunuza bağlı olarak, yorumladığımız olayların bir araya toplanmış
halidir der hayat için. Ve sinemaya da bu bakış açısıyla yaklaşır.
Vahşi kapitalizmin kendisini en sert şekilde hissettirdiği şu günlerde yazımı yine yönetmenimizin
kendi sözleriyle bitirmek istiyorum: “Parayı; çalarak, hile yaparak, yalan söyleyerek ya da şans eseri
bulabilirsiniz. Fakat bütün günlük programınızı ona göre yapıp, bütün hayatınızı paranın etrafında
kuramazsınız. İhtiyaç duyduğunuzda temin ettiğiniz bir vasıtadır o. Muhtemelen bu düşünce, benim
yaptığım her filmin teması olacaktır.”

kaynak:filmloverss

İletiTarih: 20 Eylül 2015 09:56
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
İletileri göster:   
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [1 Mesaj] « Önceki konuSonraki konu »
Forum Seçin:  

Türkçe Altyazı © 2007 - 2023