Giriş Kayıt
Parfait amour! (1996)
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 5 mesaj bulunuyor] « Önceki konuSonraki konu »
Yazar Mesaj
Fraghera



Kayıt: 25.09.2010
İletiler: 4368
Şehir: Seattle


E-Posta gönder Özel mesaj gönder
Fraghera
 Parfait amour! (1996)

resim


Parfait amour!
1996
Parfait amour!
Dram / Romantik110 dk

Yönetmen: Catherine Breillat
Frédérique 37 yaşında. Başından 2 evlilik, 2 boşanma geçmiştir. Yetişkin bir kızı, küçük bir oğlu vardır. Adam Christophe, henüz 28 yaşında, annesiyle yaşayan arkadaşlarıyla takılan bir gençtir… Frédérique ve Christophe’nin yolları bir düğünde...
6.2 (544 Oy)


Filmin adına (Mükemmel Aşk) bakınca güzel bir romantik film izleyeceğiniz umuduna kapılıyorsunuz ama filmin yönetmeni Catherine Breillat ile bu mümkün değildir maalesef.



Christophe, filmin başında, aşkı Frédérique'ü nasıl öldürdüğünü tarif ediyor polislere. Daha dakika bir gol bir, esas adamın esas kızı öldürmüş olduğunu bilerek filmi izlemeye başlamak çok sinir bozucu. Yönetmen film boyunca kafamızda, "bak bu kız öldü" imajı bırakarak ister istemez bize kızın tarafını tutturuyor. Üstü kapalı bu feminen tavır aslında filme bakış açısını da değiştiriyor. Çünkü ilk baştaki o beş dakikalık görüntüyü izlememiş olsaydım da bu filmi seyretseydim her şey çok farklı olurdu.



Esas kadın, otuzlu yaşlarında, kocasından ayrılmış bir göz doktoru, iki çocuğuyla birlikte yaşıyor, biri 16 yaşında bir kız, diğeri annesi olmadan geceleri uyuyamayan küçük bir oğlan çocuğu. Esas adamımız, annesiyle birlikte yalnız yaşayan, dünyayı gezmiş yirmili yaşlarında genç bir iş adamı. Tamamen kendi çabasıyla bir şirket kurmuş ve yanında çalışan 50'ye yakın insan var. Bir partide karşılaşıyorlar ve belli ki birbirlerini önceden tanıyorlar. "yaşlanmışsın" diyor kadın, "son görüşüme göre gözlerinin etrafında çizgiler belirmiş." işte bu noktada bir kadının bir erkekle ilgilendiğini, ondan hoşlandığını nasıl anlattığının en güzel örneklerinden birini görüyoruz. demek ki o gözlere daha önceden de bakılmış ve o gözlere daha önceden de dikkat edilmiş.



İlk başlarda otel odalarında aradaki 10 yılı aşkın yaş farkına rağmen başlayan bu aşk, elemanın kadının evine taşınması ve çocuklarıyla tanışmasıyla boyut değiştiriyor. Artık sadece cinsellik veya karşılıklı çekim değil, ikisinin de bunun daha da ötesinde bir şey olduğuna inandığı bir duygu bu. Sonra aynı evde yaşayıp birbirlerinin içine daha çok girdikçe fark ediyorlar ki bir birlerini sandıkları kadar iyi tanımıyorlarmış ve birbirlerini daha iyi tanıdıkça da ilk başlardaki o mutlu günlerin esamesi bile okunmuyor.



Kadına göre elemanın etrafındaki tüm kadınlar orospu ve adam da homo, çünkü artık onunla yatmak istemiyor. Adam ise olayın onunla değil kendisiyle alakalı olduğunu söylüyor, "bana biraz nefes alabileceğim alan tanı" diyor. Yavaş yavaş birbirlerini zehirlemeye başlıyorlar.

Filmin afişinde de aynen yazdığı gibi, "Kusursuz aşk mı? yok öyle bir şey"



Filmimiz tabii ki de tahmin edebileceğiniz gibi, en baştaki sahneye dönerek bitiyor. Bu önceden tahmin edilebilen bir şey olduğu için bir anlamda banal ama yine de genel açıdan filme bakarsak kötü diyemem.

İletiTarih: 13 Mart 2012 23:04
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
paris-texas
Eski Yönetici


Kayıt: 30.04.2010
İletiler: 1080



Özel mesaj gönder
paris-texas Eski Yönetici
Breillat, bu filmde feminen bir tavır takınırken aklından neler geçiriyordu acaba? Zira çoğu zaman saplantılı bir biçimde kendini tatmin etme çabası için de olan kadınları işlemesi, erkeğin her açıdan egemen rolde olması ve yer yer efendi köle ilişkisini hissettirmesi ile“ ben kadın düşmanıyım” der gibi bir hava taşır. Cehennemin Anatomisin de kadının kobay olarak kullanılması, Kız Kardeşim de tüm faturanın yine kadınlara kesilmesi ve daha birçok nokta bunu destekler niteliktedir.

Filmografisinde daha farklı bir yerde durduğu izlenimi veren Barbe Bleue filmini de izleyip yine aynı “şey”lerimi konuşturmuş görmek gerek tabi.

“Kusursuz aşk mı? Yok öyle bir şey” yazısını okurken aklıma Sartre’ın bir sözü geldi; “ Aşk iki insanın bilinçlerini birleştirme çabasıdır. Boşuna bir çaba, çünkü insan yine kendi bilincine mahkümdur.”

Velhasıl yönetmeni birçok açıdan tasvip etmesem de aykırı ve tartılışası olduğu kesin.

İletiTarih: 14 Mart 2012 02:50
En son paris-texas tarafından 14 Mart 2012 10:41 tarihinde değiştirildi.
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
Fraghera



Kayıt: 25.09.2010
İletiler: 4368
Şehir: Seattle


E-Posta gönder Özel mesaj gönder
Fraghera
« paris-texas » yazdı:
“ Aşk iki insanın bilinçlerini birleştirme çabasıdır. Boşuna bir çaba, çünkü insan yine kendi bilincine mahkümdur.”


Bu sözden yönetmen de etkilenmiş olacak ki, filmin tamamını bu sözle anlatabiliriz aslında, sadece diğer filmlerinden ayrılan taraf, "konu aşk olunca kaybeden bir taraf yoktur, iki taraf birden kaybeder" diyor yönetmen. Hatta bunu dolaylı yoldan değil, bizzat filmde esas kadının kızının konuşmaları arasında benzer bi cümleyle bize düşündürüyor.

"İlk başlarda anlam verememiştim ama sonradan ilişkilerini onayladım" diyor kızı, ve "sadece anneme kurban diyemeyiz" diyor. Bunlar bile yeterince açıklayıcı aslında.

İletiTarih: 14 Mart 2012 03:19
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
paris-texas
Eski Yönetici


Kayıt: 30.04.2010
İletiler: 1080



Özel mesaj gönder
paris-texas Eski Yönetici
Filmin başında sonunu göstermesi finale odaklanmaktan ziyade olayların gelişme evresini özümseme ve idrak etme yolunda iyi bir yöntemdir.
Yorumu ve yaptığınız alıntıları okuduktan sonra filme olan merakım daha da arttı. İlişkilerde ki kopmalar ve yabancılaşma gibi konulara değiniyorsa bir şans tanımak gerek.

İletiTarih: 14 Mart 2012 20:14
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
Chily



Kayıt: 07.04.2012
İletiler: 33



Özel mesaj gönder
Chily
İnceleme için teşekkürler.

İletiTarih: 16 Nisan 2012 14:32
 Kullanıcı bilgilerini göster Bu kullanıcının gönderdiğini mesajları gösterme Alıntıyla Cevap Gönder Başa dön   
İletileri göster:   
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Bu başlıkta 5 mesaj bulunuyor] « Önceki konuSonraki konu »
Forum Seçin:  

Türkçe Altyazı © 2007 - 2024