Giriş Kayıt

Sararmış Yapraklar (2023)


Kuolleet lehdet

81 dk
7.1
  • 142/ 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
7.1/10 puan 95 kullanıcı oyladı
Yönetmen:
Senaryo:
Tür:
Rating:
7.6
Vizyon Tarihi:
14 Eylül 2023
Dil:
Fince
Nam-ı Diğer:
Fallen Leaves
119 kişi izledi 70 kişi izleyecek 12 kişinin favorisi 115 takip
Özet
Usta yönetmen Aki Kaurismäki'nin Cannes'da herkesin yüreğini ısıtan son filmi, dünyanın halini dert edinen tatlı ve hüzünlü bir romantik komedi. İki yabancı Helsinki'de bir gece tesadüfen karşılaşır. Hayatlarının ilk, tek ve son aşkının arayışındadır ikisi de. Ne var ki adamın alkolik oluşu, kaybedilen telefon numaraları, birbirlerinin adlarını bilmemeleri ve hayatın genelde mutluluk arayanların yoluna taş koyması gibi nedenlerle işler yolunda gitmez. Trajediyle komediyi şahane bir ustalıkla dengeleyen Sararmış Yapraklar Kaurismäki'ye has sessiz kopukluklar, Nordik mizah, melankoli ve şarkılarla dolu. Sararmış Yapraklar Finlandiya'nın Oscar adayı oldu. - Gönderen: Quaresmania
Yorumlar
8 ay önce
avatar
Altın Koza Film Festivali kapsamında izlediğim bir başka film olan Fallen Leaves, usta yönetmen Aki Kaurismäki'nin ilk filmi üzerinden geçen onca yıla rağmen yetkinliğinden pek bir şey kaybetmediğini gösteriyor. Filmin politik, romantik ve en çok da mizahi yanı çok kuvvetli. Hiç abartmadan en az 7-8 sahnede tüm salonun topyekûn yüksek sesli kahkahalar attığını söyleyebilirim. Özellikle umut etmekten yorulanlar için bu filmin iyimser ve hafif havasının ilaç gibi geleceği kanaatindeyim.
3 ay önce
default avatar
The Dead Don't Die filminin seyircide hatırlattı filmler, Bresson'nun Bir Taşra Papazının Günlüğü ve Godard'ın Çete filmleri. Sadece bu şarkı için bile seyredilir. Syntynyt suruun ja puettu pettymyksin, Maustetytöt
3 ay önce
avatar
Son birkaç yıldır hiç şaşmıyor, beni etkileyen, sarsan filmler hep Avrupa'dan çıkıyor.Hollywood sinemadaki tahtını çoktan kaybetti.

Finlandiya'da yoksul ve emekçi iki insan. Adam mutsuz, yalnız, alkol bağımlısı. Kadın da mutsuz ve yalnız. Garip tesadüflerle bir şekilde yolları kesişiyor. Gösterişsiz, yalansız, yalın, sade, tertemiz bir aşk başlıyor aralarında. Fakat yönetmenin film boyunca eksik olmayan mizahi dili bu aşkın da önüne trajikomik engeller çıkarıyor...

Sadece mizah da değil, kadının her radyoyu açtığında Rusya'nın Ukrayna'da gerçekleştirdiği sivil katliamlarına ilişkin haberlere denk gelmesi, kadının bir sahnede "lanet olsun savaşa!" diye haykırması son derece çarpıcıydı. Evet lanet olsun savaşa!

Ve o barda o barbie gibi tatlı kızın bir orgun başında şarkı söylediği sahne...Garip bir şekilde gözyaşlarımı tutamadım. Büyülü ve muhteşem bir sahneydi...

Bir de İskandinav ülkelerinin dünyanın en uygar ülkeleri olduğunu biliyordum da, kadının ağır sanayide beden gücüyle çalışılan bir işte erkeklerle yan yana çalışmasına inanamadım. Kadının erkeklerle eşit olduğu, kadının özgür ve bağımsız olduğu toplum uygar toplumdur arkadaşlar. Birgün bizim de darısı başımıza...

80 dakikalık kısacık bir filme tertemiz bir aşk sığmış, mizah sığmış, savaş karşıtı güçlü mesajlar sığmış, emeğin gücü ve kutsallığı sığmış, patronların acımasızlığı sığmış, tatlı bir sokak köpeğinin hikayesi sığmış. İnsan bir filmden daha ne isterki...
Türkçe Altyazı © 2007 - 2024