Giriş Kayıt
özel mesaj
spacer

pus

 
Kayıt : 25 Aralık 2018
  • Mantícora
    Mantícora
  • Köylüler
    Köylüler
  • Geçen Yaz
    Geçen Yaz
  • İrade
    İrade
  • La chimera
    La chimera
Son Yorumları
Challengers (2024)
18 Mayıs 2024
Rahat koltuğumda "Challenger"ı izlerken, sanki tenis kortunun tam ortasındaymışım gibi hissettim. Film, tenis dünyasının rekabetçi ruhunu ve insan ilişkilerinin karmaşıklığını başarıyla yansıtıyor. Ancak, bu eseri yalnızca bir spor dramı olarak görmek, Luca Guadagnino'nun LGBT temalarına yaptığı ince dokunuşları göz ardı etmek olur.

Filmde, Patrick (Josh O'Connor) ve Art (Mike Faist) arasındaki dinamik ilişki, hem rekabet hem de aynı kadın için duygusal bir mücadele içindeyken gözler önüne seriliyor. İki karakterin bağlantısı, film boyunca süregelen bir tenis maçının ritmiyle ilerliyor ve izleyiciye, aşkın cinsiyetler arası olduğu kadar, cinsiyetler içinde de ne kadar karmaşık ve çeşitli olabileceğini anımsatıyor.

"Challenger", Guadagnino'nun "Call Me by Your Name" gibi önceki çalışmalarıyla kurduğu bağlam içinde LGBT temalarını daha da derinleştiriyor. Film, erkek bedeninin neredeyse Greko-Romen bir kutlaması gibi, kaslı vücutlar, soyunma odaları ve saunalara uzun çekimler yaparak, bu temaları cesurca ele alıyor. İki erkek arasındaki sevginin ne anlama geldiğini sorguluyor: Dostluk, rekabet, kardeşlik, yoksa cinsellik mi? Ve bu sorulara sanatsal bir ustalıkla yanıt veriyor.

Trent Reznor'un film için bestelediği müzikler, gay kültürünü kucaklayarak, queer barlardan plajlara kadar geniş bir yelpazede yer alıyor. "Challenger", sadece görsel bir şölen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda kulaklara da hitap eden bir deneyim sunuyor.

Sonuç olarak, "Challenger" filmi, tenis kortlarının ötesinde bir aşk hikayesi sunuyor ve LGBT temalarını Guadagnino'nun özgün tarzıyla işliyor. Bu film, bir spor filminden çok daha fazlası; insan ilişkileri ve duygusal çatışmalar üzerine derinlemesine bir inceleme sunuyor. Sinemada izleme fırsatını kaçırmış olsam da, "Challenger"ın bıraktığı etki ve sunduğu derin mesajları takdir etmemek elde değil. Film, LGBT temalarını cesur ve zarif bir şekilde işleyerek izleyicilere unutulmaz bir deneyim vaat ediyor.
Sometimes I Think About Dying (2023)
09 Mayıs 2024
Rachel Lambert'in yönettiği "Sometimes I Think About Dying", Daisy Ridley'in canlandırdığı ana karakter Fran'in derinliklerini keşfetmeye çalışan bir film. Ancak, tüm iddiasına rağmen film çeşitli açılardan yetersiz kalıyor.

Her şey bir tarafa filmin anlatı akışı tamamlanmıyor. Açıkçası bu yüzden bu film, tamamlanmış hissetmek için bir perdeye daha ihtiyaç duyan "bitmemiş bir köprüye" benziyor. Evet belki bir filmin her şeyi açıklama konusundaki isteksizliği takdir edilebilir ancak bu yaklaşım tatmin edicilikten çok uzak ve çok fazla şeyi keşfedilmemiş... çözülmemiş ve havada bırakılmış durumda.

Başrol oyuncusu Daisy Ridley genelde güçlü bir performans sergilese de rolü ve rol icabı büründüğü karakter son derece sinir bozucu. Lambert'in hikayenin başlangıçtaki vaadi kayboluyor ve karakterin gelişimi duraklıyor ve söylediğim gibi izleyici cevaplardan çok sorularla baş başa kalıyor.

Filmin rüya gibi ve hafif gerçeküstü olarak tanımlanan tarzı, Fran'in hayatına öznel bir atmosfer kattığı için dikkat çekti. Ancak bu üslup tercihi aynı zamanda kopukluk hissine de katkıda bulunarak karakterin iç dünyasıyla bağ kurmamızı da zorlaştırdı.

Özetle, "Sometimes I Think About Dying" özgün yaklaşımı ve Ridley'in performansıyla bazılarının ilgisini çekebilirken, anlatı derinliği ve duygusal bağlılık açısından eksik kalıyor ve potansiyelini tam olarak gerçekleştiremeyen kutuplaştırıcı bir yapım haline geliyor.

Bu filmin bir de kısa film versiyonu var. Bu kısa film, Stefanie Abel Horowitz tarafından yönetilmiş ve 2019 Sundance Film Festivali’nde prömiyer yapmış. Kısa film, tonlama açısından ustaca bir çalışma olarak değerlendirilebilir Benzer şekilde bu kez 12 dakika süresince Fran’ın iç dünyasına odaklanıyoruz. Ayrıca, kısa film IMDb üzerinde 7.1/10 gibi oldukça iyi bir puan almış ve birçok ödül kazanmış. Kısa film, uzun metrajlı filmin temelini oluşturuyor ve Fran’ın karakterinin daha derinlemesine bir portresini sunuyor keşke sadece kısa film olarak kalsaydı. Bu filme ulaşmak çok zamanımı aldı.
Belki de ondan mı beklentim yükseldi bilemiyorum ama kötüydü.
Mantícora (2022)
07 Mayıs 2024
Carlos Vermut'un "Mantícora" filmi, sıradan bir yüzle gerçek canavarları titiz ve korkutucu bir şekilde keşfeden, yılın en iyi İspanyol korku filmlerinden biri. Film, video oyunları için yarattığı canavarlarla hayranlık uyandıran Julián'ın (Nacho Sánchez) etrafında dönüyor. Bu canavarlar sadece korkutucu değil, aynı zamanda oldukça somutlar. Julián için bir canavar, güzellik anlayışının sapkın bir yansımasıdır. Ancak film ilerledikçe, her bir yaratığın aslında bir sembol olduğu açığa çıkıyor.

"Mantícora", izleyiciye yaklaşan bir trajedinin gerçek canavarını sunuyor. Bu trajedi, olasılığı nedeniyle bile tiksindirici. Vermut, rahatsız edici, korkunç ve korkutucu olanın çekirdeğine dikkatlice yaklaşıyor ve bunları, korkunç bir sonuca yol açıp açmayacağı belirsiz olan parçalar halinde anlatıyor. Film, olan bitenle ya da olacaklarla ilgilenmiyor; asıl odak noktası, yaklaşmakta olan bir zalimliğin önermesi...

Julián, gerçeklik sınırlarını kaybetmeye başlayan bir canavar olarak tasvir ediliyor. Bir yangından bir çocuğu kurtardıktan sonra, onun sanal yaratıklarında gizlenen uçurum, somut gerçekliğe her zamankinden daha yakın hale geliyor. Film, izleyiciyi rahatsız eden bir atmosferde dikkatlice ilerletiliyor ve izleyiciyi, nefes alamayacağı bir hissiyatla bırakıyor.

"Mantícora", canavarların gerçek yüzünü gösteren ve gerçek korkuyu efekt veya makyaj olmadan yaratan bir film olarak öne çıkıyor. Vermut, insan yüzü taşıyan korkularla başa çıkma konusunda uzman ve Julián'ı gerçekliğin katmanlarına doğru itiyor. Film, izleyicinin empati kurmasına izin vermiyor ve her yakınlaşmayla sinirlerini geriyor.

Sonuç olarak, "Mantícora", Carlos Vermut'un sinemacı ve senarist olarak tüm potansiyelini gösterdiği, izleyiciyi rahatsız eden, duygusal ve şiddetli bir film. Film, ritmi, sessizlikleri ve oyuncu yönetimini mükemmel bir şekilde kontrol ediyor ve izleyiciye, insanın karanlık yüzünü ve içsel gölgeleriyle yüzleşmeye zorluyor.
Türkçe Altyazı © 2007 - 2024 | hd film