Giriş Kayıt
özel mesaj
spacer

Yorumbaz

 
Kayıt : 17 Eylül 2014
  • Kubo ve Sihirli Telleri
    Kubo ve Sihirli Telleri
  • İki Eli Kanda
    İki Eli Kanda
  • Kaptan Fantastik
    Kaptan Fantastik
  • Geliş
    Geliş
  • Zombi Ekspresi
    Zombi Ekspresi
  • Stranger Things
    Stranger Things
  • Taht Oyunları
    Taht Oyunları
  • The Tonight Show Starring Jimmy Fallon
    The Tonight Show Starring
  • Breaking Bad
    Breaking Bad
  • Rick and Morty
    Rick and Morty
  • Mary Elizabeth Winstead
    Mary Elizabeth Winstead
  • Hayao Miyazaki
    Hayao Miyazaki
  • Christopher Nolan
    Christopher Nolan
  • Quentin Tarantino
    Quentin Tarantino
  • Ben Affleck
    Ben Affleck
  • Sosis Partisi
    Sosis Partisi
  • Deepwater Horizon: Büyük Felaket
    Deepwater Horizon: Büyük Felaket
  • Cehennem
    Cehennem
  • Trendeki Kız
    Trendeki Kız
  • Kubo ve Sihirli Telleri
    Kubo ve Sihirli Telleri
Son Yorumları
Man on the Moon (1999)
30 Ekim 2016
Jim Carrey'in ünlü komedyen Andy Kaufman'ı canlandırdığı Man On The Moon, izlediğim en garip biyografi filmlerinden birisi. Bunun en büyük nedeni de, Andy Kaufman'ın kendisinden ve espri anlayışından geliyor açıkçası (bunu filmi izleyince anlayacaksınız).

Man On The Moon, Andy Kaufman'ın ünlü olduğu zamanı ve öldüğü zaman içerisinde geçiyor. Bu süre içerisinde de Kaufman'ın garip espri anlayışına ve başka insanlarla olan ilişlilerini görüyoruz. Filmin bu kısmını izlemek hem eğlenceli olsa da bir o kadar da dramatik kısmı ağır basıyor doğrusu.

Bunun dışında oyunculuklara da bayıldım doğrusu. Özellikle de Jim Carrey'e. Bunu diyeceğim hiç aklıma gelmezdi ama Jim Carrey, bu filmde kariyerinin en iyi performansını sergilemiş. Hatta bu filmde Carrey'den ziyade Kaufman'ı izlermiş gibi hissettim. Bu film, Carrey'in resmen ekrandan kaybolduğu nadir filmlerden. Sırf Jim Carrey'in oyunculuğu için izlenebilir bu film yani, ciddiyim.

Kısacası Man On The Moon, hızlı geçen, dramatik ama bir yandan da komik, izlemesi epey eğlenceli olan bir biyografi filmi. Özellikle de Jim Carrey'in performansıyla birlikte bu film zirveye çıkıyor. Göz atmanızı kesinlikle tavsiye ederim, pişman olmayacaksınız.

TOPLAM PUAN: 8.1/10
What We Do in the Shadows (2014)
30 Ekim 2016
What We Do In The Shadows, başarılı yönetmen Taika Waititi'nin 2013 yılında hazırladığı bir komedi filmi kısacası. Ve film de günümüzde yaşayan vampirlerin hayatını bir belgesel gibi işlemeye çalışıyor.

What We Do In The Shadows'un seyirciye verdiği söz oldukça özgün ve ilgi çekici. Ve bu filmi izlerken de hoş vakit geçirdiğimi söyleyebilirim. Herkesin dediği kadar olmasa da, bu filmin hiç olmazsa bir kere göz atılması gerektiğini düşünüyorum.

Çünkü What We Do In The Shadows çok ince kurgulanmış, epey yaratıcı ve aynı zamanda da komedi ile korkuyu başarıyla birleştiren nadir filmlerden birisi. Ve film de bunun büyük bir kısmını oyunculuklara ve prodiksiyon dizaynına borçlu.

Aslında bu yazıyı uzun tutmanın bir anlamı yok; eğer değişik ve eğlenceli bir film arıyorsanız What We Do In The Shadows'a bir göz atabilirsiniz. Ortaya çıkan sonucun çok başarılı olduğunu düşünmesem de (çünkü bazı şakalar tekrar tekrar kullanıldığından etkisini yitiriyor) yaratılan konseptin görülmesi gerektiğini düşünüyorum. İzleyecek filminiz yoksa göz atabileceğiniz bir alternatif What We Do In The Shadows. İyi seyirler.
Nine Lives (2016)
30 Ekim 2016
Nine Lives, en başta ülkemizde vizyona girecek olan ama daha sonra vizyondan çekilmiş bir film (iyi ki de öyle yapılmış). Bizlere Men In Black serisini getirmiş olan yönetmen Barry Sonnenfield'ın yönettiği ve Kevin Spacey, Jennifer Garner ve Christopher Walken'ın başrolünde olduğu bu film, işi yüzünden ailesine hiç vakit ayıramamış bir adamın öyküsünü anlatıyor. Ve bu kişi Tom Brand'in kızının doğum günü geldiği zaman, kızının en çok istediği fakat kendisinin en çok nefret ettiği şeyi alır Tom: Bir kedi! Fakat bir şimşek fırtınası sonucu Tom ile kedinin bedenleri yer değiştirir ve Tom, ailesine bir kedi olmadığını ispatlamaya çalışır film boyunca.

Bakın, bu filmin fragmanını gördüğüm zaman Nine Lives'ın bir şaka olduğunu zannetmiştim. 9Gag'de yapılan sahte fragmanlara benziyordu resmen. Ama maalesef, bu film gerçekten var ve ortada ünlü bir oyuncu kadrosu ve güçlü bir yönetmen var. İşin en kötü tarafıysa, herkesin bu filmi ciddiye almış olması!

Normalde bu tarz filmler "o kadar kötü ki, gülmek için izlenebilir" kategorisine girerken bu filmse "o kadar kötü ki, berbat ötesi, sıkıcı" kategorisine giriyor. Nine Lives'ın 86 dakikalık kısacık bir süresi var ve bu süre bana resmen 4 saat gibi geldi. Çünkü bu filmde hiçbir şey yaşanmıyor ki!

Üstelik bu filmin kim için yapıldığı hakkında hiçbir fikrim yok. Nine Lives, yetişkinlere göre fazla klişe ve çocuklar içinse fazla korkutucu ve sıkıcı. Neden mi? Çünkü bu filmin neredeyse %60'ı sıkıcı, aşırı ciddi iş toplantılarından oluşmakta ve üstelik filmin içinde intihar etme sahneleri de var. Bu film çocuklar için hazırlanmış! Bu konuların işi ne?!

Bakın, lütfen Nine Lives'ı izlemeyin, izlettirmeyin. Bu film o kadar kötü ki, bu yıl 4. defa verdiğim özel puanı kesinlikle hak ediyor:

TOPLAM PUAN: 0/10

Not: Lütfen bu filmi izlemeyin, eğer izleme hatasına düştüyseniz de hemen başka bir animasyon veya komedi filmi açın ki yaşadığınız deneyimi hemen unutabilesiniz. Nine Lives eğer kendini ciddiye almasaydı ortaya çıkan sonuç daha iyi olabilirdi belki ama maalesef, Nine Lives gerçekten de gereksiz derecede ciddi bir film.

Dipnot: Bu film son yıllarda gördüğüm en kötü görsel efektleri ve en bariz mantık hatalarını içeriyor, haberiniz olsun.
Türkçe Altyazı © 2007 - 2024