Giriş Kayıt
özel mesaj
spacer

Meursault

 
Kayıt : 13 Aralık 2012
  • Postava k podpírání
    Postava k podpírání
  • De uskyldige
    De uskyldige
  • The Feast
    The Feast
  • Öndög
    Öndög
  • Vazante
    Vazante
  • Uyuyan Adam
    Uyuyan Adam
  • Laurent Cantet
    Laurent Cantet
  • Miroslav Slaboshpitsky
    Miroslav Slaboshpitsky
  • Rolf de Heer
    Rolf de Heer
  • Larisa Shepitko
    Larisa Shepitko
  • Ruben Östlund
    Ruben Östlund
  • Ziyaret
    Ziyaret
  • Aİ
  • Ötesi
    Ötesi
  • Hayvanlar
    Hayvanlar
  • Bizalom
    Bizalom
  • default avatar
    tersninja
  • avatar
    omeremre
  • default avatar
    Jasikevicius
  • avatar
    Satantango
  • avatar
    gitarisyen
Son Yorumları
Gallipoli (1981)
29 Temmuz 2021
Anti-militarist bir film bekliyordum, ırkçı, ataerkil ve savaş yanlısı bir filmle karşılaştım. Bir süreden sonra film tahammül edilemez hâl aldı. Savaştaki dramatik yanları daha da romantize ederek anlatan filmleri de oldum olası sevmem.
Midnight Express (1978)
23 Ağustos 2020
Filmin senaryosu başka bir ülkede geçseydi de benim için fark etmezdi, son derece berbat, akıldan izandan yoksun felaket kötü bir film. İzleme gafletinde bulundum, önermem. Bu arada film hakkındaki görüşüm hiçbir siyasal düşüncenin etkisinde kalmadan oluştu, tamamen objektif. Gerçi, bu film aşırı politik, ben de aşırı politiklik içeren filmleri pek de sanat eseri olarak görmüyorum. Mesaj kaygısının sinemada yerinin olmadığını düşünüyorum. Adalet kavramı vs gibi meseleleri işleyen bir film değil. Saçma sapan olaylar silsilesinden başka bir şey yok filmde.
Ana y los lobos (1973)
23 Ağustos 2020
Saura bu filminde Franco diktatörlüğünü alegori yoluyla anlatıyor. Ana, dadı olarak geniş bir ailenin yanına çalışmaya gidiyor. Ailedeki bireyler devlet organlarını temsil edecek cinste tasarlanmışlar. Her bir karakter Franco diktatörlüğünün ayaklarını oluşturan elementlerin cismanileştirilmiş hali. Otoriteyi ve orduyu temsil eden kardeş, din kurumlarını temsil eden kardeş ve biraz fazla muğlak olduğunu düşündüğüm, cinsel arzularını dizginleyemeyen diğer kardeş; ki bu kardeşin siyasi kurumları temsil ettiğini sanıyorum. Bir ayağı çukurda olan anne ise eski İspanya'yı temsil ediyor. Ana'nın yer yer İngilizce konuştuğunu görüyoruz, belli ki yabancı ülkeden gelen bir 'eğitimci'. Ana o eve geldikten sonra, olaylar dizisi gerçek hayattakine paralel şekilde ilerlemiyor pek tabii, zira burada anlatılmak istenen sıradan bir öykü değil. O yüzden eşyanın tabiatına aykırı olarak görülebilecek senaryo akışı kasti olarak, alegorik anlatımı sağlamak adına yapılmış diyebiliriz.
Diktatörlüğün avucuna düşmüş olan Ana, o yönetimi oluşturan kurumların zorbalığına ve mantıksız hallerine maruz kalıyor; yani kurtlar arasına düşüyor.

Sürprizbozan: Göster
Çeviri Duyuruları
Bethlehem   %100 Tamamlandı
Wymyk   %100 Tamamlandı
Återträffen   %100 Tamamlandı
Alléluia   %100 Tamamlandı
Khoon bazi   %100 Tamamlandı
Türkçe Altyazı © 2007 - 2023