Giriş Kayıt

Hayvan Çiftliği (1999)

Animal Farm
avatar
Mr_Nobody (15 Şubat 2011)
  • 120/ 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Animal Farm, Türkçesiyle Hayvan Çiftliği 1945 yılında İngiliz yazar George Orwell tarafından 1945 yılında yazılmış aynı adlı romanından beyaz perdeye 1954 ve 1999 yıllarında olmak üzere iki kez uyarlanmıştır. Kitabını daha önce okumuştum ama filmleri daha önce izleme fırsatı bulamamıştım. 1954 yapımı filmi hala izleyemedim ama 1999 yapımı filmle ilgili genel bir inceleme ve değerlendirme yapmaya çalışacağım.

Hayvan Çiftliği konu itibariyle bir ''reel sosyalizm'' eleştirisidir. Ama ağırlıkla Sovyet Rusya'ya ve az önce söylediğim iki ideolojinin bana göre bir birleşimi olan Leninizm'e ağır eleştiriler getirmektedir. Kendilerini ezen, zulmeden, onları çalıştırıp yeteri kadar yem vermeyen çiftlik sahibine karşı bir devrim başlatan hayvanların hikayesidir bu film. Bu devrim hareketine Animalizm (Hayvanizm) adını vermişlerdir. Devrimin öncülüğünü ise çiftliğin en akıllı hayvanları olarak görülen domuzlar yapmaktadır. Filmde domuzların hepsi gerçek yaşamdan alınan karakterlerdir. Mesela; devrimi başlatan ve sonra çiftlik sahibi tarafından yanlışlıkla öldürülen Old Major adlı domuz karakteri, Carl Max ve Vladimir Lenin karışımı bir karakterdir. O öldükten sonra çiftlikte liderlik vasıfları bulunan ve birbirleriyle rekabet halinde olan iki domuzdan ilki olan Napoleon karakteri ise adına aldanmayın Napolyon'u değil bence Josph Stalin'i temsil etmektedir. Napoleon'un bir numaralı rakibi yani Snowball karakteri ise Leon Trotsky'dir. George Orwell her ne kadar tam olarak isim vermese de karakter özellikleri, olay döngüsü ve kitaptaki diyaloglardan kolayca anlayabileceğimiz bir şekilde romanını o zamanki güncel ve siyasi karakterlerden oluşturmuştur diyebiliriz. Daha kimler yok ki; hayvanlar tarafından kovulan, devrime karşı koyamayan çiftlik karakteri Bay Jones, Sovyet Rusyanın devrik Çarı Çar 2. Nicolad'ı temsil eder. Komşu çiftlik sahibi Bay Frederich ise tahmin edilebileceği üzere o zamanki Rusya'nın hem komşusu, hem dostu, hem düşmanı olan Adolf Hitler'den başkası değildir. Bu kadar siyasi kişiliği kısa sayılabilecek bir kitapta/filmde görünce çok daha dikkat ederek okumak veya izlemek gerekiyor. Çünkü filmdeki her bir ayrıntının tarihi olaylara dayandığını söyleyebiliriz.


Hayvanizm'in kurucusu, Old Major (Marx, Lenin) :


resim



Eski sahiplerinin yaptığı haksızlıklardan, zalimliğinden bıkan çiftlik hayvanları isyanın eder ve devrim hareketine başlarlar. Devrimi gerçekleştirirler. Bundan sonra özgürdürler. Kendileri çalışacak ve çalıştıklarının tam karşılığını alacaklardır. Bazı günler izinli olacaklardır. Eski kötü yaşam koşulları yerine artık daha iyi bir yaşam ümit etmektedirler. Ama bunları yapabilecekler mi? Sorun da tam olarak burada. Hayvanlar, ölen liderleri Old Major'un kendilerine nasihat olarak verdiği sözler toparlayıp uyulması gereken 7 emri çiftlikte bir duvara yazdılar. İşte bu 7 emir:


resim


1- İki ayağı olan herkes düşmandır.
2- Dört ayaklılar ve kanatlı yaratıklar dostumuzdur.
3- Hiçbir hayvan elbise giymeyecektir.
4- Hiçbir hayvan yatakta uyumayacaktır.
5- Hiçbir hayvan alkol içmeyecektir.
6- Hiçbir hayvan bir başka hayvanı öldürmeyecektir.
7- Tüm hayvanlar eşittir.

Bu maddeler Hayvanizm'in temel prensipleridir. Ama başlarda uygulansa da tüm maddeler değişime uğramaktan kaçamayacaktır. Koyulan her bir yasak delinecektir. Mesela:

- Tüm hayvanlar eşittir ama bazıları daha eşittir.
- Hiçbir hayvan aşırı miktarda alkol içmeyecektir.
- Hiçbir hayvan çarşaf üzerinde uyumayacaktır.
- Hiçbir hayvan sebepsiz yere bir başka hayvanı öldürmeyecektir.

Bunlar ve bunlara benzer değişimler devrim sonrasında yavaş yavaş boy göstermeye başlamıştır. Eşitlik vaatleri havada kalmıştır. Domuzlar herşeyi kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya başlamışlardır. Bunu yaparken de zeki ve eğitimli olmalarından faydalanmışlardır. Eğitimli demişken domuzlar kendi kendilerine okuma yazma öğrenmişler ve Snowball'ın ısrarları sayesinde bunu diğer hayvanlara öğretmek için okuma-yazma kursları açılmıştır. Ama Snowball'ın çiftlikten kovulmasıyla birlikte bu ''okuma seferberliği iptal edilmiş ve hayvanlar yine tam gün çalışmaya başlamıştır. Eğitim önemini burada bile anlamamız mümkün. Çünkü devrimi ve kazandıkları gücü kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya başlayan domuzların büyük bölümü diğer hayvanların okuma yazmalarına karşı çıkmışlardır. Bunun nedeni cahil bir toplum her zaman için yönetilmesi en kolay toplumdur. Onlarda hayvanları cahil bırakarak kolay yoldan çiftliğin tek sorumluluları olmuşlar ve yönetimi tek bir kişiye, Napolyon'a vermişlerdir. Napolyon başlarda sosyalist bir lider görüntüsünde olsa da sonraları tam bir diktatör olmuş ve devrimin izlerini silmiştir. devrim yolunda çalışmış ve insanlarla yapılan savaşlarda yaralanmış olan Snowball'ı rakibi olarak gördüğü için özel olarak eğittiği köpeklerine kovalatmış ve çiftlikten kaçmasına sebep olmuştur. Bu durumu Stalin'in ajanlarının, Trotsky'i öldürdüğü olaya bağlayabiliriz.

Snowball, Napolyon'un yaptığı propoganda çalışmalarının adeta ''esin kaynağı'' olur. Snowball artık çiftliğe ihanetle suçlanan biri konumuna gelmiştir. Çiftlikte meydana gelen her bir aksaklığın nedeni ona bağlanmaya başlanmıştır. Artık, Snowball bir günah keçisidir. Onun ajanları olduğu iddia edilen hayvanlar idam edilmiştir. Yargı geçerliliğini yitirmiştir. Adalet sistemi, çiftlikte iyice çökmüştür. İşte bu ortamda dahi hayvanlar kendi içinde bulundukları durumdan kurtulmaya çalışmamış ve cehalet ve zekalarını kullanmıyor olmaları nedeniyle hep kaybeden tarafta olmuşlardır. İşte böyle devam eden bir filmdir bu bence çok acıklı...

Bu kitap ve film Kapitalistler tarafından sıkça kendi çıkarları açısından kullanılmıştır. Orwell'ı bu konuda eleştiriyorum çünkü bir ideolojiyi tabir-i caizse yerin dibine sokarken bir başka ideolojiyi adeta Tanrısallaştırmış gibi görünmesi beni rahatsız etti. Eleştirilerinin bir çoğuna katılıyorum. Lenin, Stalin vb. kişiler ve Sovyetlerin rejimi olan sosyalizmin veya reel sosyalizmin uygulanışı açısından eleştirilmesi kadar doğal bir şey yok. Orwell gerçekleri yansıtmış, arada çarpıklıklar ve eksikler olsa da... Biraz ağır olsa da benim için Stalin ile Hitler arasında çok da fazla fark yok. Bu filmin kitabı zamanında Avrupa'da bazı devletlerin kendilerini Komünizm ve Sosyalizm'den korumak için liselerde ders kitabı olarak seçtikleri kitaplardan birisidir. Yani ulaştığı kitlerleri siz düşünün. George Orwell zamanında bu kadar ünlü olmasalar bile onun ölümünden sonra belki de bu güne kadar yüz milyonlarca insanın okuduğu bir kitap haline gelmiştir.

Filmin sonu ile kitabın sonunun farklı olması beni hayal kırıklığına uğratmıştı. Filmde de kitaptaki bazı karakterler çıkartılıp yerlerine farklı karakterler eklenmiş. Yani giriş ve gelişme pek bozulmasa da sonuç bölümü tamamen değiştirilmiş. Bu nedenle yazımın başlarında söylemiş olduğum ''uyarlama'' sözcüğü bu film için kullanılmasa da olur. Bağımsız bir film veya sadece aynı adlı kitabından esinlenilen bir film olarak da nitelendirebiliriz bu filmi. İyi seyirler dilerim. :-({|=



Animal Farm
Dizi Altyazıları
Mindhunter (2,348) Game of Thrones (2,335) The 100 (1,858) Legion (1,756) Preacher (1,630) La casa de papel (1,563) The Terror (1,301) Chernobyl (1,183) Big Little Lies (1,148) The Big Bang Theory (1,077)
Türkçe Altyazı © 2007 - 2019